Editör

1948 arap- israil savaşı Kutsal Toprakların ve Filistinin Paylaşılması

24-05-2020 23:25:52


Arap- İsrail Savaşı; 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulması ile Arap Birliği ve İsrail arasında yaşanan bir savaştı. Savaşın temelini; 19. Yüzyıl sonlarında ortaya çıkan Siyonizm oluşturdu. Siyonizm Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin kurulmasını amaçlayan siyasi bir harekettir. Bir diğer neden ise; Arap milliyetçiliğidir. Arap Milliyetçiliği ve Siyonizm birbirine ters iki görüştür.

 

Bölgede başlanan Siyonizm çalışmalarının sonucunda; 1920 Nebi Musa Ayaklanması ile başladı. Nebi Musa Ayaklanmasını, 1920 Jaffa Ayaklanması, 1929 Filistin Ayaklanması ortaya çıkmıştır. 1948 yılında İsrail’in kurulması ile bu ayaklanmalar bir savaşa dönüşmüştür. Bu savaş günümüzde hala daha devam etmektedir.


Savaştan Önceki Çatışmalar

1948 yılında savaş patlak vermeden önce bölgede birçok çatışma ve ayaklanma olmuştur. Bunlardan en önemlileri; Nebi Musa Ayaklanması, Jaffa Ayaklanması ve Filistin Ayaklanması’dır.

 

Nebi Musa Ayaklanması

Nebi Musa Ayaklanması 4 Nisan 1920 tarihinde başlamış ve 7 Nisan 1920 tarihine kadar sürmüştür. Ayaklanmalar İngilizlerin kontrolünde olan İşgal Edilmiş Düşman Toprakları Yönetimi çevresinde gerçekleşmiştir. Ayaklanma sırasında; dört Arap ve beş Yahudi ölmüş ve yüzlerce kişi yaralanmıştır.

 

Siyonizm Hedefi

Osmanlı döneminde Filistin’de bir Yahudi devleti kurma fikrini ortaya atan kişi; Fransız General Napolyon Bonaparte ortaya atmıştır.


1897 yılında ise; İsviçre’nin Basel şehrinde Birinci Siyonizm Kongresi toplandı. 1897 yılında bölgede çok az Yahudi yaşamaktaydı. Kongreden sonra bölgeye Siyonist Yahudiler göç etmeye başlamıştır. 1897-1903 yılları arasında bölgedeki Yahudi sayısı, 25 bini bulmuştu. 1904-1914 yılları arasında bölgeye 40 bin kişilik bir Yahudi göçü daha yaşanmıştır. Bu tarihten sonra bölgeye sürekli bir göç olmuştur.

 

Osmanlı Devleti’nde Yahudilerin Filistin bölgesine yerleşmesi kısıtlıydı. O dönemde genelde Selanik ve civarında yaşayan Yahudiler kutsal saydıkları Filistin topraklarının hayalini kurmaktaydılar. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla bu topraklar savunmasız kalmıştır. İngilizlerin de yardımıyla bu bölgeye Yahudi göçleri başlamıştır. 1939 yılında gerçekleşen İkinci Dünya Savaşı ile, Avrupa’da yaşayan bir çok Yahudi bu topraklara göç etmiştir. Yahudiler Siyonizm hedefine bir adım daha yaklaşmıştır.


Theodor Herzl

Siyonizm’in ideolojik temelini 1896 yılında Theodor Herzl Siyonizm Devleti isimli kitabı ile atmıştır. Bu kitapta Siyonizm’i açık bir şekilde ifade etmiştir. 1897 yılında Basel’de toplanan Birinci Siyonist Kongresi’nde, Filistin’de Yahudi halkı için bir yurt sağlanması kararlaştırılmıştır. Bu kongrede Dünya Siyonist Örgütü’nün kurulması kararlaştırılmıştır. Herzl 1904 yılında ölmüştür. Ölene kadar Basel Programına davet edilmemiştir.

 

Filistin’in Taksimi

İngiltere nisan ayında Birleşmiş Milletlere resmen başvurmuştur. Başvuru üzerine Birleşmiş Milletler Filistin Özel Komitesi kurulmuştur. Bu komite Filistin’deki durumu inceleyerek bir rapor oluşturmakla görevlendirilmiştir. Araştırma sonucu Yahudilerin nüfusun üçte birine toprakların yüzde 6’sına sahip olduğu tespit edilmiştir. Raporda İngiliz mandasının sona erdirilmesi ve Filistin’e bağımsızlık verilmesi uygun görülmüştür.

 

Çoğunluk Planı’na göre Filistin toprakları Arap Devleti, Yahudi Devleti ve Kudüs Bölgesi olarak üçe bölünecektir. Aralarında ekonomik birlik tesis edecek Arap ve Yahudi devletinin iki yıllık geçiş döneminden sonra bağımsız olması ön görülmüştür. Kudüs ise Birleşmiş Milletlere bırakılacaktır. Azınlık Planı ise merkez bir iktidar altında Arap ve Yahudi devletlerinin Federal Filistin Devleti içinde birleştirilmesi öngörülmüştür. Çoğunluk Planına göre 4500 mil karelik bir alanı kapsayacak Arap Devletinde 800 bin Arap ve 10 bin Yahudi yaşayacak. 5500 mil kerelik bir alanı kapsayacak Yahudi devletinde 500 bin Yahudi ve 400 bin Arap yaşayacaktı.

 

Yahudiler Çoğunluk Planını desteklerken, Araplar bölgede tamamen bağımsız bir Arap devleti kurulmasını istemiştir. Bundan dolayı iki planı da reddetmişlerdir. Çoğunluk planında Filistin topraklarının yarsından fazlasının Yahudilere bırakılması Araplar tarafından adaletsiz bulunmuştur. Yahudilere bırakılan topraklar; Arap Endüstrisinin yüzde 40’ını oluşturmakta ve en verimli topraklar olmaktadır. Toprakların çoğunun Yahudilere bırakılması; O sırada Avrupa’daki kamplarda bekletilen ve Amerika Birleşik Devletlerinin baskısıyla bölgeye gönderilecek Yahudi mültecilerin sayısı dikkate alınmıştır. Bu mültecileri besleyebilecek bir toprak büyüklüğü hesaplanarak seçilmiştir.

 

Savaş Resmi Olarak Başladı

20. yüzyıl başlarında başlayan Yahudi göçü ile bölgede sürekli Yahudi ve Arap çatışmaları olmuştur. Bu duruma el koymak isteyen Birleşmiş Milletler duruma el koydu. Birleşmiş Milletler bölgeyi Filistin ve Arap devletleri olarak ikiye bölmeyi önerdi. Önergeye göre Filistin’in yüzde 56 Yahudilere, yüzde 42’ü Araplara bırakılacaktı. Kudüs’ün kontrolü İngiliz Mandası’na bırakılacaktı. İsrail bu önergeyi kabul ederken Araplar reddetti. Bu soruna öncülük eden ülke İngiltere’ydi. İngiltere bu bölgeyi terk edip buradaki askeri varlığına son verdi. Hemen ertesi gün 14 Mayıs 1948 tarihinde İsrail Devleti kuruldu. Bu sayede Yahudiler 2 bin yıldır hayal ettikleri Yahudi Devletini kurmuşlardır. 14 Mayıs’ın hemen ertesi günü Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği, İsrail’i tanıdıklarını açıklamıştır. Bu dönemde Filistin’de 1 milyon 250 bin Arap, 650 bin Yahudi yaşamaktaydı.

 

İsrail’in kuruluşundan bir gün sonra 15 Mayıs 1948’de Arap Birliği üyeleri olan; Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan, Lübnan ve Irak ordusunun ve o zaman Arap Birliği’ne olmayan Suriye ordusunun saldırısı ile karşı karşıya kalmıştır. Arap Birlikleri üç koldan İsrail’e saldırıya geçmiştir. Savaşın ilk haftasında üstünlük kuran Arap Birliği orduları önemli yerleri ele geçirmiştir. Arap güçleri daha sonraki süreçte ele geçirdikleri toprakları kaybetmiş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.

 

Amerika Birleşik Devletleri savaştaki Arap ülkelerine silah ambargosu koymuştur. Sovyetler Birliği ise İsrail’e silah yardımında bulunmuştur.

 

Arapların ele geçirdikleri toprakları yitirmesindeki temel nedenler; Arap Birliklerinin askeri zayıflıkları ve askeri koordinasyonsuzlukları, Batılı ülkelerin İsrail’e askeri ve ekonomik yardımda bulunmasıdır. İsrail, savaş sırasında en çok desteği Sovyetler Birliği’nden almıştır. Sovyetler Birliği’nin uçakları Ürdün ve Suriye’nin başkentini bombalamış, birçok sivilin ölmesine neden olmuştur. Diğer bir neden ise Arap ülkelerinin toprakları nasıl paylaşacaklarına dair ortaya çıkan şüphelerdir.

 

Birleşmiş Milletle Güvenlik Konseyi; 22 Mayıs’ta aldığı S/773 sayılı karar ile taraflara ateşkes çağrısında bulunmuş ancak iki tarafta bu çağrıyı dikkate almamıştır. Yine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 29 Mayıs’ta aldığı S/801 sayılı karar ile ateşkes çağrısında bulunmuştur. Ancak bu çağrıda dikkate alınmamıştır. En sonunda Birleşmiş Milletler; İsveçli diplomat Bernadotte’yi iki taraf arasındaki ateşkesi sağlaması için görevlendirmiştir. Bernadotte bu görev sonunda 10 Haziran 1948 tarihinde iki taraf arasındaki ateşkesi sağlamıştır.

 

Ateşkes 27 gün sürdü. Ateşkese göre Birleşmiş Milletler ülkeleri iki ülkeye silah satmayacaktı. Ancak Doğu Bloku ülkeleri bu anlaşmaya uymayarak İsrail’e silah sattı. Arap ülkeleri ise bu dönemde hiçbir silah satın alamadı. Büyük miktarda silah ithalatı yaparak güçlenen İsrail 7 Temmuz 1948’de ateşkesi bozdu. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 15 Temmuz’da S/902 sayılı karar ile ateşkesi sağlamaya çalıştı. Bu kararda taraflar ateşkesi 3 gün içerisinde kabul etmezlerse, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Anlaşması’nın 39. Maddesine göre Güvenlik Konseyi’nin harekete geçeceğini bildirmiştir. 39. Madde barışın ihlali ile ilgili bir maddedir. BU uyarı üzerine taraflar ateşkesi kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak çatışmalar tamamen son bulmamıştır.

 

Bernadotte’nin iki tarafa sunduğu anlaşma ile Kudüs Araplara bırakılacaktı. Bu durum Yahudileri sinirlendirmişti. Bernadotte 17 Eylül 1948’de Stern Örgüt tarafından öldürülmüştür. Stern Örgütü silahlı Siyonist bir örgüttür.

 

Ateşkes tekrardan bozulmuştu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi S/1044 sayılı karar ile ateşkes önerdi. Daha sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 194 sayılı karar ile Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa temsilcilerinden oluşacak Birleşmiş Milletler Filistin Uzlaştırma Komisyonu kurulmasını kararlaştırdı. Bu karara göre, Kudüs sınırları geniş tutularak askersiz hale getirilecektir. Birleşmiş Milletler gözetimine bırakılarak ayrı bir varlık olacaktır. Bu karara göre Filistinli mültecilerin evlerine dönmesi sağlanacak dönmek istemeyene tazminat ödenecektir.

 

Bu sırada ateşkeslere rağmen çatımalar devam etmektedir. Savaştaki üstünlüğü ele geçiren İsrail, Sina’ya kadar ilerleyerek Mısır’ı tam bir yenilgiye uğratmıştır. Bunun üzerine İngiltere devreye girmiş ve İsrail’in geri çekilmesini aksi takdirde müdahale edeceğini söylemiştir. İsrail geri çekilmek zorunda kalmış ve ateşkesler imzalanmaya başlamıştır.

 

Ateşkesler ve Anlaşmalar

Birleşmiş Milletlerin savaşa müdahale etmesi sonucu; 24 Şubat 1949 İsrail- Mısır Ateşkesi, 23 Mart 1949 İsrail- Lübnan Ateşkesi, 3 Nisan 1949 İsrail- Ürdün Ateşkesi ve 20 Temmuz 1949 İsrail Suriye Ateşkesi imzalandı. Bu ateşkes sonucu; Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan İsrail’i siyasi olarak tanımazlar.

 

Savaş sonunda Ürdün ve İsrail anlaşması ile 300 bin Filistinli göç etmek zorunda kalır. Böylece Filistin’den yaklaşık 900 bin kişi göç etmek zorunda kalmış ve mülteci durumuna düşmüştür.

 

Savaş sonunda İsrail’in işgal ettiği topraklarda yaklaşık 150 bin Filistinli kalmıştır. Ürdün’ün kontrolündeki Batı Şeria’da 400 bin Filistinli kalırken, Mısır’ın kontrolündeki Gazze’de 200 bin Filistinli kalmıştır. Birçok Filistinli ise savaş sırasında komşu ülkelere mülteci olarak gitmiştir.

 

İsrail bu savaş sonrası; sınırlarını yüzde 75 oranında genişletir. Kudüs Ürdün ile İsrail arasında paylaşılır. Filistin’in yüzde 20’sini oluşturan Batı Şeria Ürdün kontrolüne geçer. Gazze bölgesi Mısır’ın kontrolüne bırakılır. Bu savaş Arap Birliği tarafından Filistin’e yardım amacıyla açılmış olmasına rağmen Filistin hariç herkes bu savaştan karlı çıkar. İsrail 1947 Taksim Planında elde ettiği yüzde 56’lık toprağı yüzde 78’e çıkarmıştır. Savaş boyunca 15 bin Filistinli ölürken 900 bine yakın Filistinli ülkesini terk etmiştir. Ürdün bu savaşta İsrail’den en fazla toprak alan ülke olmuştur. İsrail’in Filistin topraklarındaki nüfusu, 1914’te 85 bin, 1943’de 539 bin, 1947’de 650 bin, 1949’da 758 bine ulaşmıştır.

 

1948 Arap- İsrail Savaşı Sonucu

İsrail 23 Ocak 1950’de Kudüs’ü başkentleri ilan etmiş, ateşkes imzalayan devletler barış anlaşmasına yanaşmamıştır. Arap ülkeleri 17 Haziran 1950’de askeri ittifak kurmuşlardır. Batılı ülkeler Araplara ambargo uygularken İsrail’i desteklemişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Fransa tarafından 23 Ocak 1950 Pazartesi günü ’’Üçlü Bildiri’’ yayınlanmıştır. Bu bildiri İsrail’in himayesi ve korunmasını kapsamaktadır. İsrail Ortadoğu da barışın, istikrarın ve güvenin koruyucusu olarak görülmüştür.

 

İsrail, 1948 Arap- İsrail savaşı sonrasında Filistinlilerin topraklarını kendi istekleri doğrultusunda terk ettiklerini, İsrail’in bu durumdan sorumlu olmadığını ileri sürmektedir. 1948-1951 yılları arasında Filistin topraklarına gelen Yahudileri, boş Filistin köylerine, boş kent evlerine ve çiftliklere yerleştirmiştir. Yani Filistinlilerin dönebilecekleri bir evi, işleye bilecekleri bir toprağı kalmamıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 194 sayılı kararında Filistinlilerin, İsrail’den kendi iradeleri ile ayrıldıkları ve komşuları ile barış içinde yaşamak istemedikleri için İsrail’i terk ettiğini ima etmektedir.

 

Soğuk savaşın yarattığı bloklaşma ile bu bölgedeki ülkeler ABD/ İsrail, SSCB/ Arap ülkeleri olarak boy göstermiştir. Bu kutuplaşma sonucunda 1948 Arap- İsrail savaşında İsrail’i destekleyen Sovyetler Birliği ikinci savaşta Arapları desteklemiştir.(Bkz : https://dinisozluk.com/baslik/44-1948-arap-israil-savasi)

Bu Başlığı Beğenenler
Mavi
Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol