Editör

1956 arap- israil savaşı

26-05-2020 00:56:44

1956 Arap- İsrail savaşı, Mısır ve İsrail arasında yaşanan, daha sonra İngiltere ve Fransa’nın Mısır’a müdahale ettiği savaştır. Savaşın temelinde Mısır’ın Süveyş kanalını millileştirmesi ve Filistinlilerin topraklarından çıkarılmaları olmuştur.

Savaşa Zemin Hazırlayan Nedenler

1956 Mısır- İsrail Savaşı’na zemin hazırlayan en büyük olay Hür Subaylar Devrimi’dir.

Hür Subaylar Devrimi

1948 Arap- İsrail savaşını kaybeden Mısır’ın lideri Kral Faruk’a olan güven sarsılmıştı. Bu siyasi kriz sonucunda halkın tepkisi siyasi partilere yönelmişti. Bunlarla birlikte ülkede 70 yıldır İngilizlerin askeri ve siyasi otoritesi bulunmaktaydı. Halk bu otoriteye karşıda tepkiliydi. Bu durumlar halkın Mısır ordusuna olan güvenini arttırdı. Halk Mısır ordusunu meşrutiyeti koruyan tek siyasi parti olarak görmekteydi. 26 Ocak 1952’de Kara Cumartesi olarak bilinen gösterilerin ardından, Kadire Yangını olarak bilinen büyük bir yangın çıktı. Bu olayların ardından ülke yönetiminde bir boşluk ortaya çıktı. Bu olayların ardından Kral Faruk, Vafd Partisi lideri ve dönemin başbakanı olan Nassah Paşayı görevden aldı ve sıkıyönetim ilan etti.

1936 yılında Mısır ve İngilizler arasında imzalanan bir anlaşmada altı sınıf ve fakir ailelerden gelen gençlerin orduya girmesi kolaylaşmıştı. Bu gençler arasında Cemal Abdülnasır’da vardır. 1948 savaşının ardından subaylar hükümeti eleştirir olmuşlardır. Subaylar 23 Temmuz 1952’de Hür Subaylar Hareketi ile yönetime el koymuşlardır. Darbenin başında General Muhammed Necib bulunmaktadır. Ancak en etkili isim Cemal Abdülnasır olmuştur. 26 Temmuz 1952’de Kral Faruk’un İtalya’ya gitmesine izin verilmiştir. Bu dönem Hür Subaylar Devrimi olarak anılmaktadır.

Mısır 1970 yılında kadar dünya siyasetinde dikkat çeken bir ülke olmuştur. 1953 yılında krallığı kaldırıp cumhuriyeti ilan etmişlerdir. Birçok reform gerçekleştirmişlerdir. Ancak bu başarıların en büyüğü 1954 yılında ülkedeki İngiliz varlığına son verdikleri anlaşma olmuştur. 1956 yılında yönetime Cemal Abdülnasır gelmiştir.

Süveyş Kanalı’nın Millileştirilmesi

İngilizlerin ülkedeki varlığına son verilmesinin ardından; 1956 yılında yönetime geçen Cemal Abdülnasır’ın ilk icraatı 26 Temmuz 1956 yılında, Süveyş Kanalı’nı millileştirmek olmuştur. Bu duruma en büyük tepkiyi veren ülkeler Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere olmuştur. Bu kanalın önemi ise Basra Körfezi’ndeki petrolün Avrupa’ya taşınması ile çok büyük karlar elde etmesinden kaynaklanıyordu. Mısır ise bu kardan hiçbir şey alamıyor bütün kar Mısır’ın dışına akıyordu.

Yönetime gelen Hür Subayların en büyük hayali ülkeyi modernleştirmekti. Bunun için Nil Nehri’nin üzerindeki Asvan’a bir baraj yapılmasına karar verildi. Bunun nedeni ise İngilizlerin 1930’da buraya bir baraj yapması ve açılışı Kral Faruk’un yapmasıdır. Bu baraj İngilizlerin Mısır’daki yansıması olarak görülmüştür. 1956 yılında barajı Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere finanse etmeye karar verdi. Barajı finanse etme düşüncesinin altında Mısır ekonomisini kontrol etmek yatıyordu. Cemal Abdülnasır hayalini gerçekleştirmek için bu şartları kabul etmek zorunda kaldı. Birkaç ay sonra finansörler; Mısır’ın ülke ekonomisinin altından kalkamayacağı çekler imzaladığını ileri sürerek baraj projesini artık desteklemeyeceklerini açıkladılar.

Cemal Abdülnasır; desteğin geri çekilme nedenini komik ve saçma bularak çok sert açıklamalarda bulundu. Baraja kaynak yaratmak için Amerika ve İngiltere’nin beklemediği bir açıklamada bulunarak Süveyş Kanalı’nı millileştireceğini duyurdu. Bu karar ise Süveyş Krizini doğurdu.

l Süveyş Kanalı Mısırlılar tarafından kazıldı, inşa edildi. Kanalın yapımı boyunca 120 bin Mısırlı hayatını kaybetti. Kanal tamamen Mısır’a aittir.

l Cemal Abdülnasır; Süveyş Kanalı’nın millileştirilmesi konuşmasında şunları söylemiştir: ‘’Uluslararası Süveyş Kanalı Şirketi, Mısır Ortaklık Şirketi adıyla millileştirilmiştir. Tüm finansal varlıklar, hak ve yükümlülükler Mısır Devleti’ne devredilecektir.’’ Demiştir.

Süveyş Kanalı’nın millileştirileceği duyurulduğunda kanal bir Fransız şirket tarafından işletilmekteydi. Kanalın çok az bir hissesi Mısırlılara aitti.

Cemal Abdülnasır aldığı bu karar ile dünya güçlerine meydan okumaktaydı. Ancak aldığı karar tamamen yasaldı. Abdülnasır bu kararı aldığında; kanalda hissesi olan devletlere tazminat ödemeyi bile teklif etmişti. Bu durum sonrası Mısır’ın batı ilkeleri ile arası açılmış ve Sovyetler ile yakınlaşmıştır. Bu Abdülnasır’ın oynadığı en büyük kozudur. Bu karar Mısır’ın gün geçtikçe daha da güçlenmesini sağlıyordu.

Nasır’ın kanalda hissesi olan devletlere tazminat ödeme teklifi reddedilmişti. Hatta İngiltere Başbakanı Eden; Abdülnasır’ı halkını kandıran bir diktatör olarak adlandırmıştır. Abdülnasır’ı Hitler’e, Mussolini’ye benzetiyorlardı. Batılı ülkeler durumu çözmek için konferans düzenlemek istediler. Ancak Abdülnasır’a söylenen sözler o kadar ağırdı ki Mısır konferansa katılmayı reddetti.

Londra Konferansı’ndan sonuç çıkmayınca Birleşik Krallık başbakanı Anthony Eden Paris’e gitti. Burada toplanan İngiltere, Fransa ve İsrail bir anlaşma yaparak Mısır’a savaş açmayı kararlaştırdı. Mısır’ın güçlenerek Arap dünyasının lideri olmaya kadar ilerlemesi İsrail’i de korkutmuştu. Anlaşma Sonucunda İsrail Mısır’a savaş açmayı kabul etti.

l Anlaşma şu şekildeydi. İsrail Mısır’a savaş açacak, İngiltere ve Fransa ise savaşı durdurma bahanesi ile bölgeye asker sevk edecekti. Bölgeye çıkardıkları askerler ile kanalı işgal edeceklerdi. Çatışmalar bittikten sonra ise başka çatışmaları önlemek ve bölgedeki barışı, huzuru ve refahı sağlamak, ticaretin bölgedeki olumsuzluklardan etkilenmemesini sağlamak amacıyla bölgeye kalıcı bir Britanya- Fransa birliği konuşlanacaktı.

1956 Mısır- İsrail Savaşı

İngiltere, Fransa ve İsrail’in anlaşması sonucu; İsrail Mısır’a savaş açmıştır. Mısır güçleri 300 bin askerden oluşurken; İsrail güçleri 175 bin asker, Fransa güçleri 34 bin asker, İngiltere güçleri 45 bin askerden oluşmaktadır.

Anlaşmaya göre İsrail 29 Ekim 1956’da Mısır sınırını geçerek Süveyş kanalına doğru ilerledi. Savaşın hemen ertesi günü Birleşik Krallık ve Fransa iki tarafa da ültimatom vererek iki taraftan da savaşın durdurulmasını istedi. Savaşı durdurmadıkları takdirde iki tarafa da müdahale edeceklerini söylediler. Savaşı başlatan İsrail bu ültimatomu hemen kabul ederek savaşı durdurdu. Ancak Cemal Abdülnasır yönetimindeki Mısır ordusu bu ültimatomu reddederek savaşa devam etti. Teklifin reddedilmesi Birleşik Krallık ve Fransa tarafından sert bir şekilde karşılık buldu. Teklifin reddedilmesinin hemen ardından Birleşik Krallık ve Fransa askeri harekata başladı. Bu harekât Fransa ve İngiltere güçlerinin 5 Kasım’a kadar hava saldırısı ile başladı. Daha sonra Paraşütçü birlikleri gönderildi. Bu taktik çok başarılı bulunmuştu. Fransa ve Birleşik Krallık güçleri, Mısır askeri güçlerini kolayca yenip kanalın hakimiyetini ele geçirdi.

Bu dönemde İngiltere ve Fransa’ya en büyük darbe Mısır askeri güçlerinden değil diğer Arap ülkelerinden gelmiştir. Arap ülkeleri bu iki ülkeye petrol satışını durdurmuştur. Bu durumda ilk kez Doğu, Batı’nın kaderini belirliyordu. İngiltere vatandaşları bu dönemde yakıt karnesi ile dolaşıyordu.

Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği’nin Tepkisi

Mısır Hür Subaylar Devrimi’nden sonra Amerika ile uzaklaşmış, Sovyetler Birliği ile yakınlaşmıştır. Hatta Mısır Çekoslovakya üzerinden, Sovyetler Birliği ile silah ticareti yapmaktadır.

Bu savaş sırasında; Soğuk Savaş da rastlanan ender olaylardan birisi yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği savaşa karşı ortak bir tavır ortaya koydular. Hem Sovyetler Birliği hem de Amerika Birleşik Devletleri saldırıya karşı cephe aldılar.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği; Birleşik Krallık ve Fransa’nın, Mısırdan çekilmemeleri durumunda iki ülkenin başkenti olan Paris ve Londra’ya nükleer saldırı yapmakla tehdit etmiştir. Birleşik Krallık ve Fransa bu tehdit üzerine ateşkes ilan edip geri çekilmek zorunda kalmıştır. Geri çekilme kasım ayında başlamış Aralık ayına kadar devam etmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri ise bu tehdit karşısında NATO müttefiklerini yalnız bırakmıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği’nin Doğu Avrupa’da yayılmasına büyük tepki göstermiş olmasına rağmen, müttefiklerinin benzer amaçlar ile savaşması karşısında hem ülkede hem de uluslararası ortamda tepki görmüştür. Bu nedenle harekata karşı çıkmış ve Sovyetlerin tehdidine karşı sessiz kalarak İngiltere ve Fransa’yı yalnız bırakmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa karşı çıkmasının bir diğer nedeni ise Süveyş Krizi’nin daha büyük çatışmalar sonucunda Doğu ve Batı Blokları arasında bir savaşın ortaya çıkmasını engellemekti.

Amerika ‘Birleşik Devletleri’nin savaşa karşı çıkmasının bir diğer nedeni; bölgedeki bu savaş ile bölgedeki Arap ülkelerinde Batı karşıtı görüşlerin güçlenip, Arap ülkelerinin NATO’dan uzaklaşıp Sovyetler Birliğine yanaşmasıdır. Petrol nedeni ile çok önemli olan bu bölge Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinde büyük yer tutuyordu. Bu sebepten bölgedeki Sovyetler Birliği etkisi Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomisine büyük zarar verecekti. Bu bölgedeki Sovyet etkisi, Amerika Birleşik Devletleri için kabul edilemez bir durumdur.

Diğer bir neden ise bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık seçimi vardır. Amerikan Başkanı Eisenhower tekrardan başkan olmak istiyordu. Bunun için seçim kampanyaları düzenliyordu. Amerikan halkı sömürgeci güçlerin kanaldaki hakimiyet mücadelesine karşıydı. Bu durum Mısır’ın hukuki bir hakkıydı. Mısır bu hakkını kullanmakta özgürdü. İngiltere ve Fransa’nın Mısır’a olan tavrı Mısır’ı Batı Bloğundan uzaklaştırıyordu.

Hatta ilerleyen günlerde Amerika Birleşik Devletleri; İngiltere’yi Batı’nın ahlaki değerlerini ve çıkarlarını hiçe saymakla suçluyordu. Bu suçlamanın hemen ardından Birleşmiş Milletler İngiltere’nin tavrını kınayan açıklama yapmıştır.

Birleşmiş Milletler Barış Gücü

Savaşın sona ermesiyle, Kanada Dışişleri Bakanı Lester Pearson, Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün kurulmasını önerdi. Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne Gazze Şeridi ve Sina yarımadasına yerleşmesi önerildi. Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün buradaki görevi Mısır ve İsrail arasındaki barış sağlanana kadar burada durup olası bir Mısır ve İsrail savaşını önlemektir. Birleşmiş Milletler Barış Gücü birçok ülkenin katılımı ile kurulmuştur. 1967 yılına kadar bölgede kalan Birleşmiş Milletler Barış Gücü bölgeden çekilmiş ve hemen ardından Altı Gün savaşları başlamıştır.

 

Savaşın Sonuçları

Savaş ile Cemal Abdülnasır’ın devrilmesi amaçlanıyordu. Ancak Mısır’ın yenilgisi ile başlayan bu savaş, Amerika Birleşik Devletleri’nin İngiltere ve Fransa karşısında durması ve Sovyetlerin tehdidi ile avantaja dönüştürülerek Abdülnasır’ın ününü yükseltmiştir. Sahada kaybedip, masada kazanan Abdülnasır büyük kayıplara rağmen Süveyş üzerinde hakimiyetini kurmuştur.

Cemal Abdülnasır bölgedeki en güçlü Arap lider olmuştur.

İngilizlerin Mısır üzerinde tekrar hakimiyet kurma isteği tamamen son bulmuş. 1882 yılından beri Mısır’da var olan Britanya etkisi ortadan kalmıştır. Savaşın başarısız olması sonucu İngiltere Başbakanı Antonny Eden görevini bırakmak zorunda kalmıştır.

Savaş sonucunda Büyük Britanya’nın Ortadoğu’daki hakimiyetinin tamamen son bulduğu anlaşılmıştır. Bir zamanlar dünya devi olan Fransa ve Büyük Britanya’nın Amerika yardımı olmadan hareket edemeyeceği ortaya çıkmıştır. Artık dünya gücü olarak Sovyetler ve Amerika Birleşik Devletleri olarak görülmeye başlanmıştır.

Fransız General de Gaulle, Fransa’nın dış politika amacında artık Amerika’ya güvenilmeyeceğini anlamış ve Fransa’yı NATO’nun askeri kanadından çekmiştir.

Fransa ve İngiltere’nin bölgeden çekilmesi Sovyetlerin buradaki prestijini arttırmıştır. Bu savaştan sonra Fransa ve İngiltere kolonilerini hızla kaybetmiştir.

Abdülnasır’ın savaş Sonrası Konuşması

Kardeşler, Pord Said’de savaştınız. Büyük ve güçlü ülkelerle savaştınız. Bunların yanı sıra İsrail ile savaştınız ve kazandınız. Ülkemizde hiçbir yabancı gücün varlığının olmadığını bildiririm. Bu savaş Süveyş’in millileştirilmesinin değil, Özgürlüğün savaşıydı. Bizim bayrağımız hariç hiçbir bayrak üstümüzde yükselemeyecek.

Bu Başlığı Beğenenler
Mavi
Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol