Editör

1967 arap- israil savaşı

26-05-2020 01:15:22

1967 Arap- İsrail savaşı, üçüncü ara İsrail savaşıdır. Bundan dolayı 3. Arap- İsrail Savaşı da denilmektedir. Bu savaşın diğer bir adı 6 gün sürdüğü için Altı Gün Savaşı denmektedir. Haziranda yapılan bir savaş olduğu için Haziran Savaşı olarak da anılmaktadır. Ama en çok bilinen adı Altı Gün Savaşı’dır.

Savaş İsrail karşısında Mısır’ın öncülüğünde Ürdün ve Suriye ittifakı ile başlamıştır. Savaşa daha sonra Irak da katılmıştır. Arap İttifakını Filistin Kurtuluş Örgütü ve Lübnan da desteklemiştir. Suudi Arabistan, Sudan, Tunus, Fas ve Cezayir askeri, finansal ve ekonomik destekte bulunmuştur. Bu savaşa kadar hiçbir Arap ülkesi İsrail’i siyasi olarak tanımamıştır.

Savaş 1956 Arap- İsrail savaşı sonrası bölgedeki barışı korumak adına Sina Yarım adasına konuşlanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bölgeden çekilmesinin ardından başlamıştır.

Savaşın Arka Planındaki Olaylar

Savaşın arka planında birçok önemli olay vardır. Ancak bunların en önemlisi Süveyş Kanalı’nın İsrail açısından askeri olarak kazanılıp, masada kaybedilmesidir. Diğer en önemli olay ise İsrail Su Yolu Projesi’dir.

Süveyş Kanalı Yenilgisi

1956 Süveyş Krizini Mısır askeri olarak kaybetmiş ancak masada kazanmıştır. İsrail, Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri baskısı sonucu Sina yarımadasından çekilmek zorunda kalmıştır. 1956 yılında Mısır sınırının askerden arındırılması için bölgeye Birleşmiş Milletler Barış Gücü yerleştirilmiştir. Mısır, Süveyş Krizinde kapattığı Tiran Boğazını tekrar açmıştır. Aradaki gerginlik bu olaydan sonra azalmıştır.

Bu sırada Suriye, Sovyetler Birliğinden aldığı destek ile İsrail’e gerilla saldırıları düzenliyordu. 1967 yılında Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün bölgeden çekilmesinin hemen ardından savaş tekrardan başladı.

İsrail Su Yolu Projesi

İsrail 1964 yılında suyolu için Ürdün Nehri’nden su almaya başlamıştı. 1965 yılında ise Arap ülkeleri Ürdün Nehri’nden gelen suyun İsrail’e akmaması için çalışmalar başlattı. Suriye’de bir baraj yapımına başlandı. Arap ülkelerinin bu çalışmaları İsrail’in toplam su kaynağını yüzde 11 azaltacaktı. Bunun üzerine İsrail Savunma Kuvvetleri Suriye’de inşa edilen baraja, 1965 yılında 3 kez saldırıda bulundu. Bu saldırı savaşa kadar sürecek Suriye- İsrail sınır çatışmalarına neden oldu.

Samu Olayı

12 Kasım 1966 yılında İsrail devriye aracı mayına çarpması sonucunda üç İsrail askeri öldü. İsrail güçleri mayının Batı Şeria’da bulunan El Samu örgütünün düzenlediğini düşünüyordu. Batı Şeria bölgesi, Ürdün’ün elinde bulunuyordu. İsrail güçleri, 13 Kasım 1966 saat 05.30’da Ürdün kontrolündeki Batı Şeria’da tamamen Filistinli mültecilerden oluşan, 4 bin kişilik nüfusu bulunan Es Samu köyüne saldırdı.

İsrail kuvvetleri yaklaşık 3.500 kişiden oluşuyordu. 25 Kasım 1966’da Birleşmiş Milletler; 228 numaralı kararıyla; İsrail’in bir daha böyle bir saldırı yapması halinde müdahale edeceklerini bildirmiştir.

Tiran Boğazı

Cemal Abdülnasır yönetimindeki Mısır Devleti; 22 Mayıs 1967’de, Tiran Boğazı’nı; ‘’tüm gemilerin İsrail’e stratejik malzemeler’’ götürmeleri nedeni ile kapatacağını duyurdu. Bu Mısır’ın hukuksal hakkıydı. 18 Ocak 1951’de kabul edilen ve 17 Şubat 1958’de son haline alan Birleşmiş Milletler Deniz Konvansiyonu Kanunu’nun 3.maddesi gereğince yasaya uygun olarak 23 Mayıs 1967’de Tiran Boğazı’na el koydu. Bu karar ile İsrail- Mısır arasındaki gerilim iyice artmıştır.

Abdülnasır’ın Arap Ticaret Birliği Konuşması

Cemal Abdülnasır 27 Mayıs 1967’de Arap Ticaret Birliği’nde bir konuşmasında; ‘’Eğer İsrail, Suriye ya da Mısır’a saldırırsa bu genel bir savaştır. Suriye ile Mısır sınırlarındaki noktalardan ibaret bir savaş olmayacaktır. Bu savaş büyük bir savaşa dönüşecektir. Bu savaştaki en büyük amacımız İsrail’i yok etmektir.’’ demiştir. Tiran Boğazı’nın kapatılması ile artan İsrail- Mısır gerginliği bu konuşma ile en üst noktalara gelmiştir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Güçleri’nin Bölgeden Çekilişi

Birleşmiş Milletler Barış Gücü komutanı General Jit Rİkhye, 16 Mayıs 1967’de Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı’nda çalışan General Fawzy’den bir mektup almıştır. Mektupta; Bilginize Sunulur, tüm Birleşik Arap Emirlikleri zırhlı birliklerine İsrail’e yapılacak bir saldırı için hazır olmaları emrini verdim. Her an herhangi bir Arap ülkesine karşı saldırı patlak verebilir. Birliklerimiz zaten sınırlara konuşlandırıldı. Sınırlarımız boyunca gözlem noktası kuran tüm Birleşmiş Milletler güvenliği adına, acilen tüm birlikleri geri çekme emri çıkarmanız gerekmektedir.’’ yazmaktaydı.

18 Mayıs 1967’de Mısır Dışişleri Bakanı Birleşmiş Milletler Acil Müdahale Kuvvetleri’nin içindeki birlikleri ile ulusları Mısır ve Gazze Şeridi’nin sınırlandırıldığını ve bölgeyi acilen terk etmeleri gerektiğini söyledi. Hint ve Yugoslav hükümetleri Birleşmiş Milletler Acil Müdahale Kuvvetleri içerisindeki birliklerini geri çekti. 19 Mayıs 1967’de Birleşmiş Milletler Acil Müdahale Kuvvetleri geri çekilme emri aldı. Geri çekilmenin hemen ardından Mısır lideri Cemal Abdülnasır askeri birliklerini Sina yarımadasına yerleştirdi.

İsrail Suriye, Ürdün, Mısır ile sınır çatışmaları yaşıyordu. Filistin Kurtuluş Örgütü ise İsrail ordusuna saldırılar düzenliyordu. Çatışmalar sonucu gerginlik iyice artmıştı. Gerginliğin armasıyla 6 gün sürecek olan savaş 5 Haziran 1967’de patlak verdi.

Savaş Başladı

Savaş sırasında Mısır’ın 240 bin askeri, Suriye, Ürdün ve Irak’ın toplam 307 bin askeri vardı. Arap Birliği’nin 950 savaş uçağı, 2 bin 500 tankı bulunmaktaydı. İsrail’in ise 264 bin askeri 300 savaş uçağı 800 tankı bulunmaktaydı.

Savaşın başında Mısır’ın 100 bin askeri Sina yarımadasında bulunmaktaydı. Mısır’ın 20 bin askeri Yemen’de savaşmaktaydı. Ürdün’ün toplam ordusu 55 bin Suriye’nin toplam ordusu 75 bindi. Mısır’ın ayrıca 950 tankı, 1100 ZPT ve binden fazla topu bulunmaktaydı. İsrail ordusunun toplam asker sayısı ise 264 bindi.

1 Haziran Akşamı İsrail Savunma Bakanı Moşe Dayan, İsrailli siyasetçi İzhak Rabin ve Güney Tugay Komutanlığı Generali Yeshayahu Gavish’i görüşmeye çağırarak Mısır’a karşı planını sundu. Gavish’de bir plan sundu Rabin Gavish’in planını destekledi. Dayan’da bu plana ikna oldu.

 

Mısır Kuvvetlerine Karşı Hava Saldırısı

İsrail’in ilk hamlesi, Mısır Hava Kuvvetlerine karşı başlatılan önleyici hava saldırısıydı. Mısır Arap ülkeleri içinde hava kuvvetleri açık ara en iyi olan ülkeydi. Savaş uçaklarının hepsi yeni ve Sovyetler Birliği yapımıydı. Ancak bu uçakların çoğu daha havalanmadan İsrail Hava Kuvvetleri tarafından imha edildi.

5 Haziran 1967 tarihinde saat 07.45’de İsrail Hava Kuvvetleri Operasyonu başlattı. 200’e yakın jet İsrail ‘den havalanarak, Mısır havaalanına saldırıya başladı. Savunma sistemleri zayıf olan Mısır’ın uçaklarını koruyacak zırhlı hangarları yoktu.

İsrail uçakları otomatik top atışıyla Mısır uçaklarını havaya uçururken, asfalt parçalayan bombalarla da sağlam kalmış uçakların havalanmasını engelliyordu. Bu da sonraki İsrail saldırısı için kolay hedef oluşturuyordu.

Ürdün Savaşa Katıldı

Bazı kaynaklar Ürdün’ün savaşa girmeye isteksiz olduğunu söyler. Cemal Abdülnasır, Ürdün Kralı, Kral Hüseyin’i galip olduklarına ikna etmiş ve Ürdün’ün savaşa girmesini sağlamıştır. Diğer bir iddiaya göre Cemal Abdülnasır, Mısır havaalanını bombalayan İsrail uçaklarının geri dönerken ki radar görüntülerini Kral Hüseyin’e göstermiş ve bu uçakların İsrail havaalanını bombalamaya giden Mısır uçakları olduğuna ikna etmiştir.

Ürdün’ün Kraliyet Hava Kuvvetleri sadece 24 adet Hawker Hunter avcı uçağından oluşmaktaydı. İsrail’e göre bu uçaklar dönemin en iyi uçaklarıydı.

Ürdün kuvvetleri 5 Haziran sabahı Kudüs bölgesine akınlarda bulunmuştur. Birleşmiş Milletler gözlemcilerinin bulunduğu Hükümet Konağı’nı ele geçirmişlerdir. Şehrin İsrail kontrolündeki batı bölümünü bombalamaya başladılar. Aynı gün İsrail Hava Kuvvetleri, Ürdün Hava Kuvvetleri’ni yok etti.

6 Haziran’da İsrail birlikleri Kudüs’ü tamamen ele geçirmek için saldırıya geçti. Rezerv paraşütçü tümeni Kudüs’ü kanlı çatışmalar sonucu tamamen ele geçirdi. İsrail Piyade Tümeni aynı gün Ramallah’a doğru ilerlemeye başladı. Aynı akşam Ramallah’a varan İsrail kuvvetleri, Kudüs’e desteğe giden Ürdün 60. Tümenini yok etti.

Golon Tepeleri’nin İşgali

Suriye’nin savaşa girişi Ürdün’e benzer şekildedir. Mısır’ın İsrail ordusuna karşı zafer kazandığına dair hatalı raporlar ve Mısır topçularının yakında Tel Aviv’e gireceği bilgisi Suriye’nin savaşa girmesine neden oldu.

Suriye savaşta çok dikkatli bir şekilde ilerlemeye başladı ve Kuzey İsrail’i ele geçirmeye başladı. Ancak İsrail Hava Kuvvetleri Mısır’daki görevini tamamlar tamamlamaz, Suriye Hava Kuvvetlerine yöneldi. 5 Haziran gecesi İsrail Hava Kuvvetleri Suriye Hava Kuvvetlerinin üçte ikisini yok etti. İsrail kuvvetleri çeşitli tartışmalar sonucu Suriye’de bulunan Golon tepelerini işgal etti. Burada büyük bir zafer kazandı.

Savaş sırasında Arap Birlikleri ve İsrail deniz savaşına girmeye çekindi. İki tarafta sadece birbirlerinin gözlerini korkutmak amacıyla deniz harekatı düzenledi.

Gün Gün Savaşın Seyri

1.Gün 5 Haziran 1967; saat 07.30’da ilk saldırı İsrail’den geldi. İsrail uçakları, Mısır havaalanını vurdu. Ürdün ve Suriye savaşa katıldı. İsrail bu ülkelerin havaalanlarını vurdu. İsrail pilotları Mısır radarlarına yakalanmamak için çok alçak uçtular. 5 Haziran akşamı üç Arap ülkesinin birçok uçağı havalanmadan imha edilmişti.

2.Gün 6 Haziran; İsrail ordusu Gazze’yi kuşattı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi; acil ateşkes isteyen bir tasarı kabul etti.

3.Gün 7 Haziran; İsrail, Süveyş kanalının doğusunu Sina yarımadasını işgal etti. İsrail donanması Akabe Körfezi’ni açtı. Ürdün Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü kaybederek ateşkes imzalamak zorunda kaldı.

4.Gün 8 Haziran; İsrail- Suriye sınırında çatışmalar yaşandı. Mısır ateşkesi kabul etti.

5.Gün 9 Haziran; İsrail ordusu Golon Tepelerini işgal etti. Abdülnasır istifa etti.

6.Gün 10 Haziran; Sovyetler İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti. Suriye ateşkesi kabul etti.

Savaşın Sonucu

İsrail altı günde savaşı zorlanmadan kazandı. Golon tepelerinde kazanılan savaşın hemen ertesi günü barış anlaşması imzaladılar. İsrail bu anlaşma sonucunda; Doğu Kudüs, Gazze Şeridi, Golon Tepeleri ve Sina Çölünün kontrolünü ele geçirdi. Savaş sonunda Ürdün, Suriye ve Mısır’ı ele geçiren İsrail, altı günde sınırlarını iki buçuk kat genişletmiş oldu. Bu topraklar Birleşmiş Milletlerin uyarılarına rağmen hala İsrail kontrolünde. İsrail bu savaş sonrası Kudüs’ü sonsuza kadar ve bölünmez başkenti ilan etmiştir.

Bu savaş sonrası Arapların politikası tamamen değişti. Pan Arabizm tamamen çöktü. Artık İsrail’i yok edemeyeceğini anlayan Araplar kaybettikleri toprakları geri almanın peşine düştüler. İsrail bu savaşla bölgedeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Bu savaş sonunda Mısır’ın 11 bin 500 askeri ölürken 20 binden fazla askeri yaralandı. Ürdün’Ün 700 askeri öldü, 2 bin 500 askeri yaralandı. Suriye’nin 2 bin 500 askeri öldü, 5 binden fazla askeri yaralandı. Irak’ın ise 10 askeri ölürken 50’ye yakın askeri yaralandı. Sivillerle beraber toplam ölü sayısı 21 bini geçti. 50 bine yakın yaralı varken 400’den fazla uçak kaybı yaşandı. Arap Birlikleri tarafından 6 bin asker esir düştü.

İsrail’in savaştaki kaybı ise 800 ölü, 2 bin 563 yaralı, 15 esir, 46 uçak kaybı yaşandı.

6 günde üç Arap ülkesini yenilgiye uğratan İsrail, 1973 Arap- İsrail savaşının zeminini hazırlamıştır.

Altı Gün Savaşı resmi olarak katılmasalar da Arap tarafını, Suudi Arabistan, Sudan, Tunus, Fas, Yemen, Cezayir, Kuveyt ve Libya desteklemiştir.

Bu Başlığı Beğenenler
Mavi
Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol