Editör

1973 arap- israil savaşı

26-05-2020 01:33:16


Bu savaş Araplar ve İsrail arasında geçen dördüncü savaş olduğu için; Dördüncü Arap- İsrail savaşı da denmektedir. Aynı zamanda bu savaş son Arap- İsrail savaşıdır. Ayrıca bu savaşa Ramazan Savaşı da denmektedir. Savaş Yom Kippur’da başladığı için Yom Kippur İsmi ile de anılmaktadır. Savaş 6 Ekim 1973’de başlamış ve 26 Ekim 1973’ kadar devam etmiştir.

Savaşın amacı; İsrail’in 1967’de Altı Gün Savaşları olarak bilinen savaş sonunda Golan Tepelerini ve Sina Yarımadasını İsrail’den geri almaktı. İsrail’in tanklarının Mısır ve Suriye’ye göre daha gelişmiş olması, Mısır’ın yanlış savaş hamleleri nedeniyle bu savaşta istenilen sonuç elde edilememiştir.

Savaşa resmi olarak katılan Suriye ve Mısır’a; Sovyetler Birliği, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan, Libya, Fas, Kuveyt, Cezayir, Sudan, Küba ve Kuzey Kore desteklemektedir. İsrail’e ise resmi olarak sadece Amerika Birleşik Devletleri ekonomik ve silah yardımında bulunmaktadır. Ülkelerin askeri güçleri ise şu şekildedir; Mısır’ın 800 bin askeri ve Suriye’nin 150 bin askeri varken, İsrail’in 415 bin asker vardır.

Savaş’a Giden Yol

Bu savaşın sebebini önceki üç Arap- İsrail savaşı oluşturmaktadır.

Bu olaylar sırasıyla; İsrail’in Filistin topraklarında, 14 Mayıs 1948’de bağımsızlığını ilan etmesi ile başladı.

Mısır, Suriye, Lübnan Ürdün 15 Mayıs 1948’de İsrail’e savaş ilan etti. Savaşı İsrail kazandı 700 binden fazla Filistinli mülteci durumuna düştü.

1956’da Süveyş krizi yaşandı. Bu savaşı askeri olarak kaybeden Mısır, masada kazandı.

İsrail 5 Haziran 1967’de Mısır’a savaş açtı. Savaş’a Ürdün ve Suriye katıldı. Bu savaş altı gün sürdü. Mısır, Suriye ve Ürdün bu savaşta ağır bir yenilgi aldı. Süveyş Krizinde masada kazanan Mısır lideri Cemal Abdülnasır halk tarafından istifaya zorlandı. Arap ülkelerinin hava kuvvetleri neredeyse tamamen yok edildi. Golan Tepeleri, Sina Yarımadası, Doğu Kudüs ve Batı Şeria İsrail’in aline geçmiştir.

Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat, 1971’de İsrail’in Sina Yarımadasından çekilmesi durumunda, barış imzalamaya hazır olduğunu açıklamıştır. İsrail yönetimi bu teklifi reddetmiştir.

1967 Arap- İsrail Savaşı’ndan sonra ümitlerini tamamen Birleşmiş Milletler ve Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği görüşmesine bağlamışlardı. Araplar, sorunun sürüncemede kaldığını anlamış ve ümitsizliğe kapılmıştır.

Tüm bu gelişmeler bölgede yaşanacak yeni bir Arap- İsrail savaşının habercisi olmuştur.

Askeri ve Silah Hazırlıklar

1967 savaşını kaybeden Mısır ve Suriye savaştan sonra aldıkları silah ve mühimmatlarla ordularını yeniden donattılar. Hasar almış silahlarını yenilediler. İsrail ise Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa’dan aldığı mühimmat ve silah yardımı ile ordusunu güçlendirdi.

Mısır ve Suriye tarafları askeri eğitimlere büyük önem verdi. Mısır özellikle sulardan geçme eğitimine önem verdi. Mısır ile Suriye arasındaki uzaklık 300 kilometre oluşu Mısır ve İsrail arasında, kanal ile çölün bulunuşu İsrail’e manevra olanağı sağlıyordu. İsrail; Golan tepeleri ve Sina Yarımadası üzerindeki isteklerinden vaz geçmeyince Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad ümidini kesince, 1 Nisan 1973’de buluşarak İsrail’e karşı uygulanacak harekât ve planları görüşmeye başladılar.

Mısır ve Suriye savaş hazırlıklarını gizli tutmak amacıyla; 1973 sonbahar tatbikatlarını büyük tuttular. Tatbikat maskesi altında birliklerin yığınak ve sığınaklarını tamamladılar. Mısır ve Suriye’de bulunan Sovyetler Birliği askeri görevlilerinin tahliyelerinden şüphelenen İsrail 6 Ekim 1973’de gece yarısı saat 03.00 sularında İsrail Silahlı Kuvvetleri’ni alarma geçirdi.

Savaş Başlıyor

Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad ve Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat; kaybedilen toprakları geri almak ve Altı Gün Savaşı’ndaki yenilgiyi unutmak için İsrail’e savaş açmaya karar verdi.

Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad; adına ramazanın 10. gününe denk gelmesi üzerine operasyona Bedir operasyonu adını verdi. Bedir Savaşı Müslümanların Mekkeli Müşriklere karşı yaptığı ilk savaştı. İki lider Operasyonun tarihini Yahudilerin en kutsal günü olan Yom Kippur, Türkçe adıyla kefaret gününü seçtiler.

6 Ekim 1973’de Mısır’ın Kara Kuvvetleri personel mevcudu, 325 bin, Suriye’nin 112 bin askeri personeli vardır. Seferberlik sonucu 72 saatte Mısır Kara Kuvvetleri mevcut askeri personelini 800 bine çıkarırken; Suriye askeri güçlerini 150 bine çıkarmıştır. İsrail’in Kara Kuvvetleri askeri personeli 105 bin iken 72 saatte 300 bine, savaş sonuna kadar 415 bine çıkarmıştır.

Savaş resmi olarak Mısır, Suriye ve İsrail arasında gerçekleşmiş olmasına rağmen; Suriye ve Mısır’ı birçok Arap ülkesinin yanı sıra; Kuzey Kore, Küba ve Sovyetler Birliği desteklemiştir. İsrail’i ise sadece Amerika Birleşik Devletleri desteklemiştir. Arap ülkelerini Sovyetlerle aynı safta olmasının en büyük nedeni; İngiltere ve Fransa’nın Ortadoğu üzerindeki politikalarının sonucudur.

Sina Yarımadası

6 Ekim 1973’de saat 14.00’da taarruza geçen Arap birlikleri ilk önce; Mısır Hava Kuvvetleri’ne ait 220 savaş uçağı ile Sina’da bulunan İsrail’e ait askeri bitlikleri bombardımana tuttu. Savaşa hazırlıksız yakalanan İsrail güçleri; Mısır uçaklarından sadece 8 tanesini düşürebildi. Bu uçaklarda birinin pilotu Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat’ın kardeşi, Atıf Sedat idi. Atıf Sedat uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Süveyş Kanalı’nı geçerek Sina Yarımadasına ulaşan Mısır kuvvetleri, Sovyetler Birliği’nden alınan anti tank roketleri ile İsrail’in bölgedeki tanklarının çoğunu yok etti. Savaşın başlamasından 24 saat sonra Mısır kuvvetlerinden; 100 binin üzerinde asker ve binden fazla tank Sina Yarımadası’na geçmişti. Savaşın seyri Mısır’ın istediği gibi gidiyordu. İsrail ordusu 8 Ekim’de Sina Yarımadasına Düzenlediği saldırı, Mısır kuvvetlerinin başarılı savunması ile geri püskürtülmüştür.

Hava saldırıları ile Mısır’ın gücünü kırmak isteyen İsrail bu planında da başarılı olamamıştır. Bunun nedeni Mısır’ın; Sovyetler Birliği’nden alınan hava savunma sistemlerini Süveyş Kanalı’nın doğusuna yerleştirmesidir. İlk dört günde hava savunma sistemleri tarafından 50’den fazla İsrail uçağı düşürülmüştür. Mısır kuvvetleri savaşın ilk haftasında Sina Yarımadası’nın 10 km içine kadar ilerlemiştir.

İsrail savaşın ilk haftası içinde Mısır’ın mevcut konumunun korunması şartıyla ateşkes teklifi göndermiştir. Ancak Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat İsrail’in Sina Yarımadasından tamamen çekilmesi şartıyla barış yapacağını söyleyerek teklifi reddetmiştir.

Savaşın ilk haftasında Mısır kuvvetleri İsrail’e karşı büyük başarı gösterdi. Ancak savaşın ikinci haftasında işler tersine dönerek İsrail lehine olmaya başladı. Mısır için işler istenilen gibi gitmedi. Mısır tankları İsrail tanklarından daha dayanıklı olmasına rağmen, Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat ve komutanların aldığı yanlış kararlar savaşın kaybedilmesinde etkili oldu.

Savunma pozisyonunda duran Mısır ordusu; İsrail’in Suriye başkenti Şam’a doğru ilerlemesi üzere, Suriye üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla 14 Ekim’de Sina Yarımadası’nın içlerine doğru ilerlemeye başladı. Mısır tankları İsrail kuvvetleri tarafından durduruldu. Mısır bunun bedelini 250 tankını kaybederek ödedi. İsrail güçleri, 16 Ekim’de Mısır ordusunun Sina Yarımadası’nda oluşturduğu hattı yararak Süveyş Kanalı’nın batısına geçti. Bu gelişme İsrail’in elini güçlendirdi. İsrail kuvvetleri, Mısır güçlerini arkadan kuşattı.

Mısırlı komutanlar Enver Sedat’a, Mısır ordusunu arkadan kuşatan İsrail kuvvetlerine karşı koymak için Süveyş Kanalı’nın batısında bulunan askerlerini, Süveyş’in doğusuna hareket ettirilmesi önerildi. Ancak Enver Sedat bunun askerler tarafından geri çekilme olarak algılanacağını düşünerek, askerler için moral kaybına sebep olacağı gerekçesi ile reddetti. Bu karar Mısır’a pahalıya mal oldu, Savaş artık İsrail lehine döndü.

Mısır ordusunun büyük bir kısmının Sina’da olması nedeniyle, Süveyş Kanalı’nın batısında bulunan hava savunma sistemleri korumasız kalmıştı. İsrail 18 Ekim’de buraya gönderdiği güçler ile hava savunma sistemlerinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getirdiler. Bu durum da İsrail Hava Kuvvetlerinin üstünlük kurmasını sağladı.

Savaşın gidişatı değişince Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat 21 Ekim’de ateşkese hazır oldukları mesajını verdi. Savaşı lehine çeviren İsrail bu ateşkes teklifini reddetti.

Golan Tepeleri

Savaşın diğer cephesi olan Golan Tepeleri’nde; Suriye’ye ait 150’den fazla savaş uçağı ile Mısır ile eş zamanlı bir şekilde 6 Ekim 1973’de İsrail askeri üslerini vurmaya başlamıştır. Bombardımanın ardından 40 binden fazla Suriye askeri ve 600 tank Golan Tepelerine girdi. Suriye ordusu savaşın ilk zamanlarında büyük başarı elde etmişti. İki cephede de savaş istedikleri gibi gidiyordu.

Ancak Suriye tanklarının, İsrail tanlarından zayıf oluşu ve İsrail’in Golan Tepeleri’ne daha fazla önem vermesi nedeniyle savaşın ikinci günü burada işler tersine döndü. İsrail’in Golan Tepeleri’ne daha fazla önem vermesinin sebepleri; İsrail’in Altı Gün Savaşlarında en çok askerini burayı işgal ederken kaybetmiş olmasıdır. Stratejik açıdan önemli olan bu bölgenin kaybedilmesi kesin bir yenilgi olabilirdi. 9 Ekim 1973’de Hemeron Dağı’nın en hâkim yeri olan 2201 rakımlı tepeyi ele geçiren İsrail, Suriye topraklarında 20 kilometrelik derinlik 40 kilometrelik genişlikteki araziyi işgal etti.

İsrail ordusu tarafından durdurulan Suriye ordusu 9 Ekim’de geri püskürtüldü. İsrail ateşkes teklifini Mısır lideri Enver Sedat’a kabul ettiremeyince Suriye’yi aradan çıkarmak istedi bunun için 11 Ekim’de Golan Tepesi’ndeki 1967 ateşkesindeki sınır hatlarını geçerek Suriye’ye girdi.

Golan’da aldığı yenilgi ile zor durumda olan Suriye ordusu, başkenti Şam’a ilerleyen İsrail askerlerini durduracak güçte değildi. Bunun üzerine Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, 11 Ekim’de Suriye kuvvetlerine başkent Şam’ı koruması için takviye birlik gönderdi. Altı Gün Savaşlarında büyük yenilgiye uğrayan Ürdün’ün üzerinde savaşa katılması için büyük bir baskı vardı. Ürdün basılara dayanamayarak 17 Ekim’de Suriye’ye asker göndererek savaşa katılmış oldu. Ürdün’ün ardından Suudi Arabistan ve Fas’ta Suriye’ye asker gönderdi. Bu takviyeler İsrail’in başkent Şam’a ilerleyişini durdurdu ancak kaybedilen toprakların geri alınmasına yetmedi.

Birleşmiş Milletler Duruma El Koydu

Birleşmiş Milletler 22 Ekim’de taraflara ateşkes çağrısında bulundu. Mısır ateşkesi kabul etti. Ancak İsrail Birleşmiş Milletlerin çağrısına kabul etmeyerek saldırılarına devam etti. Birleşmiş Milletler 23 Ekim’de bir çağrıda daha bulundu. Hafız Esad ise 23 Ekim’de ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. İsrail ateşkesi tekrar reddetti. BM 25 Ekim’de tekrar ateşkes çağrısında bulundu. BM 26 Ekim’de Süveyş Kanalı’na barış gücü göndermesiyle barış sağlanmış oldu.

18 Ocak 1974’te ABD’nin arabuluculuğu ile İsrail ve Mısır arasında; İsrail’in Süveyş Kanalı’nın batısındaki askerleri ile beraber Sina Yarımadasının belli bir bölümünden çekilmesini sağlayan bir anlaşma imzalandı.

İsrail ve Suriye arasında ise 5 Haziran 1974’de Kuvvetlerin Çekilme Anlaşması imzalandı. İsrail bu anlaşma ile savaş sırasında işgal ettiği topraklardan çekilme kararı alırken, Altı Gün Savaşlarında İşgal ettiği Golan Tepesi’nden çekilmedi.

 1973 Petrol Krizi

1973 Arap- İsrail savaşında Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri’nin (OAPEC) ABD’nin İsrail’e destek vermesine karşılık olarak ilan ettiği petrol ambargosudur. OAPEC ülkelerinin İsrail’den taraf olan ülkelere petrol ihraç etmeyeceğini açıklamasından sonra; OPEC ülkeleri petrol fiyatlarını yükseltmiştir.

Gelişmiş ülkelerin ekonomisi sanayiye bağlıdır. Petrol fiyatlarının artması üzerine 1973’ün son dönemi borsalar çökmüştür. Bu durum yıllarca devam edecek bir ekonomik krize yol açmıştır.

Bu Başlığı Beğenenler
Mavi
Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol