Editör

hz. osman ve hayatı

26-05-2020 02:47:23


Hz. Osman (Osman bin Affan) İslam’ın üçüncü halifesi olup, dördüncü erkek Müslüman ve ashab-ı kiramın önde gelenlerindendir. Hz. Osman aynı zamanda Aşere-i Mübeşşere’dendir. Aşere-i Mübeşşere; hayattayken cennet ile müjdelenen 10 sahabeye denmektedir.

Hz. Osman’ ın Hayatı ve Gençliği

Osman; 574-576 yılları arasında Mekke’nin Taif bölgesinde dünyaya gelmiştir. Babasının adı Affan’dı. Affan cahiliye döneminde öldü. Annesinin ismi Erva Bint Kureyz’dir. Kureyz Hz. Muhmmed’in halası Ümmü Hakim Beyza’nın kızıdır. Hz. Osman’ın soyu Abdi Menaf’ da Hz. Muhammed ile birleşir. Kureyş kabilesi mensubu olan Emevi (Ümeyye) kabilesi ile birleşir.

Hz. Osman Mekke’nin önemli tüccarlarındandır. Çocukluğunda, babasının yanında ticaretle uğraşmıştır. Babası Affan genç yaşlarında ticaret seferinde ölmüştür, Hz. Osman da babasından kalan miras ile aynı işi yapmaya devam etmiştir. Genç yaşlarında Mekke’nin en önemli tüccarları arasında girmeyi başarmıştır. Hz. Osman yaz aylarında Mekke’ye göre daha serin olan Taif’e giderdi.

Hz. Osman’ ın Müslüman Oluşu ve Hizmetleri

Hz. Osman’ ın Müslüman oluşuna dair birçok rivayet vardır. O rivayetten en önemli ikisi şunlardır;

Birincisi; Hz. Ebu Bekir Müslüman olduktan sonra hak din olan İslam’ı samimi ve yakın dostlarına anlatmaya başladı. Hz. Osman da bu hakiki ve samimi dostlardan birisidir. Hz. Osman dürüst, samimi ve güler yüzlü bir mizaca sahipti, bundan dolayı İslam’ı kabule müsait bir yapısı vardı.

Hz. Osman, Hz. Ebubekir’i dikkatle dinledikten sonra Hz. Ebu Bekir’in anlattıklarına büyük ilgi duydu. Sonra’da birlikte Hz. Muhammed’in yanına gittiler.

Hz. Muhammed Hz. Osman’a: ‘’Allah’ın ihsanı olan Cennete rağbet et, ben, sana ve bütün Müslümanlara hidayet rehberi olarak gönderildim’’ dedi. Hz. Muhammed Kur’an okumaya başladı. Hz. Osman Kur’an’dan o kadar etkilendi ki hemen Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.

İkinci rivayet ise; Hz. Osman bir gün ticaret seferinden dönüyordu. Hz. Muhammed ona İslam’ı ve İslam’ın amacını açıkladı. Hz. Osman yakın arkadaşı Hz. Ebu Bekir ile yaptığı görüşmeden sonra İslamiyet’i kabul etti.

Müslüman olan Hz. Osman servetinin çoğunu hayır işlerine harcadı. Hz. Osman’ın ailesi olan Ümeyyeoğulları Hz. Osman’ın bu kararına şiddetle karşı çıktı. Hz. Osman’a destek veren teyzesi Ümmü Gülsüm ve üvey kız kardeşi desteklemiştir.

Hz. Osman’a ailesi o kadar şiddetli şekilde karşı çıkmıştır ki; Amcası Hakem İbn-i Ebi’l-As, Hz. Osman’ı bağlayarak hapsetti. İslamiyet’ten dönüp eski dinini kabul etmesini istedi ve eski dinine dönmez ise asla serbest bırakmayacağını söyleyen amcasına İslamiyet’ten asla dönmeyeceğini söyledi. Amcası Hz. Osman’ı kararından döndüremeyeceğini anlayınca onu serbest bıraktı. Amcasından sonra en şiddetli karşılık veren annesi oldu. Ancak annesi de Hz. Osman’ı dininden döndüremedi.

 

Hz. Osman bir süre sonra Hz. Muhammed’in kızı Rukiyye ile evlendi. 615 yılında hanımı Rukiyye ile beraber Habeşistan’a hicret eden kafileye katıldı. Hz. Osman Habeşistan’da da ticari faaliyetlerine devam etti. Habeşistan’da Abdullah adını verdiği bir oğlu doğdu. Abdullah 4 yaşında vefat etti. Habeşistan’da Müslümanlar arsında Kureyş’in İslamiyet’i kabul ettiğine dair haberler yayıldı. Hz. Osman, Rukiyye ve diğer Müslümanlar Mekke’ye geri döndü. Ancak haberlerin asılsız olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine bazı Müslümanlar Habeşistan’a geri dönerken Hz.  Osman ve eşi Rukkiyye Mekke’de kalmaya karar verdi. Hz. Osman’ın Leyla adında bir kızı oldu. Hz. Osman daha sonra Ebu Leyle olarak anılmaya başladı.

Medine’ye Hicret

Hz. Muhammed’e Medine’ye hicret emredildiğinde Hz. Osman’da eşi Rukiyye ile beraber Medine’ye hicret etti. Medine’ye vardıklarında ensarın evlerine misafir oldular. Mekke’de Abdurrahman ibn-i Avf ile kardeş edilen Hz. Osman Medine-i Münevvere’de yapılan kardeşlik akdinde evinde kaldığı Evs ibn-i sabit ile kardeş ilan edildi.

Hz. Osman burada kısa bir süre sonra ev sahibi oldu. Ensardan maddi hiçbir destek istemedi. İhtiyacı olan her şeyi Mekke’den getirdi. Medine’de ticari faaliyetler fazla değildi, genelde halkın geçim kaynağı çiftçilikti. Ticaret genelde Yahudilerin kontrolündeydi. Hz. Osman buradaki boşluğu fark ederek ticaret ile ilgilendi. Kısa süre sonra Müslümanları refaha ulaştırdı.

Medine’deki Yaşamı

Bedir Savaşı için hazırlıklar yapılıyordu, Hz. Osman’ın eşi Rukiyye sıtma ve çiçek hastalğına yakalandı. Hz. Muhammed bundan dolayı Hz. Osman’a eşinin yanında kalmasını söyledi. Hz. Osman bu sebepten dolayı Bedir Savaşına katılamamıştır. Rukiyye Bedir Savaşı sırasında vefat etti. Hz. Muhammed bu cenazeye katılamadı, kızının cenazesine katılamadığından dolayı çok üzüldü. Bedir Savaş’ı kazanıldıktan sonra geri dönen Hz. Muhammed fiilen savaşa katılmayan Osman’a da ganimetten pay vermiştir.

Uhud Savaşı sonrası Hz. Mudammed, Hz. Osman’ı diğer kızı Ümmü Gülsüm ile evlendirdi. Tarih boyunca Hz. Muhammed’in iki kızı ile evlenen tek insan Hz. Osman olduğu için Zinnüreyn lakabı kendisine verilmiştir. Zinnüreyn ‘’iki nur sahibi’’ manasına gelmektedir. Ümmü Gülsüm’de bir süre sonra vefat edince, Hz. Muhammed evlendirecek başka kızı olsaydı onu da Osman’a vereceğini söylemiştir.

Hz. Osman servetini İslamiyet adına harcayan bir sahabeydi. Medine’de Müslümanlar bir ihtiyaçları olduğunda Hz. Osman’dan yardım istemekteydi. Ordu için de hiçbir masraftan kaçınmayan Hz. Osman Hendek Savaşı’nda Medine’yi korumak ile görevlendirilmişti. Muharebe sonrası Yahudi Kanyukaoğulları ile çıkan sorunu çözmek adına bütün Müslüman esirleri satın almıştır. Aynı zamanda orduya da büyük destekleri olan Hz. Osman hiçbir masraftan kaçınmamıştır. Tebük Seferi hazırlıklarında orduya yardım için başlatılan kampanyada en büyük desteği o vermiştir.

Hayatı boyunca Hz. Muhammed’in yanında bulunan Hz. Osman Hz. Muhammed tarafından Hudeybiye Anlaşması için Mekke’ye elçi olarak gönderilmiştir. Bu anlaşmaya göre Müslümanlardan hiç kimse o yıl içinde Kabe’yi ziyaret edemeyeceklerdir. Kureyşli liderler Hz. Osman’a istediği zaman Kabe’yi ziyaret edebileceğini söyledi. Hz. Osman bunun üzerine Hz. Muhammed’e izin verilmediği sürece Kabe’yi ziyaret etmeyeceğini söylemiştir.

Hz. Muhammed’in Vefatı Sonrası Hayatı

Hz. Osman eğitimli ve zeki birisiydi. Hz. Muhammed yaşadığı zaman onun vahiy katipliğini yapmaktaydı. Hz. Osman, Hz. Muhammed öldükten sonra 632 yılında halife seçilen Hz. Ebu Bekir’e biat etmiştir. Hz. Ebu Bekir halifeliği boyunca Hz. Osman’ın görüşlerine her zaman önem verdi.

Hz. Ebu Bekir’in katipliğini ve müşavirliğini yaptı. Hz. Ebu Bekir’in vefat etmeden önce, Hz. Ömer’i halife tayin ettiğini bildiren bildirgeyi Hz. Osman yazdı. Hz. Osman, yanında Hz. Ömer ve Üseyd bin Said olduğu halde insanların içinde bir şüphe kalmasın diye dışarı çıktı ve oradaki insanlara ‘’Burada adı yazan kimseye biat ediyor musunuz’’ diye sordu. Onlar da ‘’evet’’ cevabını verdi.

Hz. Ömer son haccında Hz. Muhammed’in hanımlarının da hacca gitmelerine izin verdi. Yanlarında Hz. Osman ve Abdurrahman ibni Avf’ı da gönderdi. Hz. Osman o sıra ‘’Dikkat edin, kimse hanımlara bakmasın ve yaklaşmasın’’ diye defalarca uyarıda bulundu.

Hz. Ömer’in danışmanlığını yapan Osman, Hz. Ömer’in Suriye yolculuğuna çıkıp, Mısır’ı fethetmesine muhalefet etmiştir. Fethedilen arazilerin fatihlere taksim edilmesi yerine fey olarak sahiplerinde kalmasını desteklemiştir.

Halife Seçilmesi

Hz. Ömer Mescid-i Nebevi’de sırtından hançerlenerek ağır bir şekilde yaralanmıştır. Hz. Ömer’in ağır bir şekilde yaralanması sonrası Aşere-i Mübeşşere’den hayatta kalan Said bin Zeyd hariç, altı kişiyi; Hz. Osman, Ali, Abdurrahman b. Avf, Ebu Vakkas, Talha b. Ubeydullah, Zübeyr b. Avvam üç gün içinde aralarından birinin halife seçilmesi için görevlendirilmiştir. Hz. Ömer’in vefatından önce başlayan toplantı, yine Hz. Ömer’in emri ile vefatından sonraya ertelenmiştir.

Hz. Ömer vefat ettikten sonra Ubeydullah’ın Medine dışında bulunmasından dolayı toplantı beş kişi ile başlamıştır. Toplantının ilk aşamasında Avf, aralarından birinin halifelik hakkından vazgeçip hakemlik yapmasını önermiştir.

Diğer üyeler bunu kabul etmemiştir. Avf bu göreve kendisi talip oldu. Avf herkes ile uzun uzun görüşmeler yaptı. Avf ayrıca kumandanlar, valiler, Medine ve Mekke’nin ileri gelenleri ile de görüştü. Öne çıkan iki isim Hz. Ali ve Hz. Osman’dı. İkisini de tek tek yanına çağırdı. Allah’ın kitabına, sünnetine, kendilerinden önceki iki halifenin siyasetin takip etme hususunda teminat istedi. Hz. Ali: ‘’gücümün ve bilgimin yettiği kadarıyla’’ cevabını verirken Hz. Osman ‘’tereddütsüz’’ cevabını vermiştir.

Bunun üzerine Hz. Osman halife ilan edilmiştir.

Halifelik Dönemi

Hz. Osman halifeliği döneminde ilk İslam donanmasını kurmuştur. İlk İslami paralar bu zamanda basılmıştır. Bu paralar üzerlerinde ‘’Bismillah’’ yazan İran dirhemleri idi.

Halifeliği döneminde İran fethini tamamladı. Bu seferlerde İran’a deniz seferi de düzenlenmiştir. 651 yılında İran tamamen fethedildi. 651 yılının ortalarında Kays, Toharistan’a kadar uzanan toprakları ele geçirdi.

Hz. Osman zamanında İslam orduları Afganistan sınırlarına kadar girildi. Bu dönemde bölge halkı hızlı bir şekilde Müslüman oldu. Aynı zamanda Gürcistan, Dağıstan ve Azerbaycan’ın fethi tamamlandı.

Diğer taraftan Kuzey Afrika’ya fetihler düzenlendi. Bizanslıların işgal ettiği İskenderiye tekrardan geri alındı. İslam orduları Tunus civarına kadar ilerledi. Daha sonra Mısır valisi Abdullah, Sudan topraklarında bulunan Dongola’ya kadar ilerledi.

Suriye ve Mısır toprakları içinde Bizans’tan kalan tersaneler ile çeşitli deniz seferleri yapıldı. 648 yılında Suriye valisi Süfyan Hz. Osman’dan aldığı izinle Kıbrıs’a sefer düzenleyerek vergiye bağladı. 652’de Rodos ve Sicilya adalarına seferler düzenlendi. 652’de İskenderiye’ye saldıran Bizans donanması geri püskürtüldü. Bizans’ın Doğu Akdeniz’deki hakimiyetine son verildi.

Hz. Ali ve Hz. Osman Arasındaki Gerginlik ve Osman’ın ölümü

Hz. Osman halifeliği döneminde valiliklere akrabalarını tayin ettiği ve onlara aşırı düşkün olduğu iddialarına maruz kalmıştır. Bu durum Hz. Ali’nin Hz. Osman’a karşı bir tavır takınmasına sebep olmuştur. 656 yılında Mısır, Basra ve Kufe’den bazı isyancılar Medine yakınlarına geldiler. Şehre girip girmeme konusunda kararsız olan isyancılar Medine’ye elçi gönderdiler. Medine halkı isyancıların şehre girmesini istiyordu ancak Hz. Ali bu duruma karşı çıkmıştır.

Hz. Osman isyancılar ile arabulucu olarak Hz. Ali’ yi görevlendirdi. Hz. Ali isyancılara durumun düzeltileceğine dair halife adına söz vermiştir, isyancılar Mısıra geri dönmüştür. İsyancılar yolda rastladıkları bir adamın üzerinde mektup buldu. Mektupta isyancıların öldürülmesi isteniyordu. İsyancılar geri dönerek durumu Hz. Ali’ye anlattı. Hz. Ali mektubu Hz. Osman’a sordu, Hz. Osman mektuptan haberi olmadığını söyledi. Mektubu daha sonra Hz. Osman’ın damadı ve kuzeni Mervan’ın yazdığı ortaya çıktı. Hz. Ali bunun üzerine arabuluculuğa devam etmek istemedi.

İsyancılar Hz. Osman’ın evinin yakınlarına geldi. Hz. Osman’a halifeliği bırakmasını ya da Mervan’ı kendilerine teslim etmesini istediler. Hz. Osman iki teklifi de reddetti. İsyancılar Hz. Osman’ın evini kuşattı. Hz. Osman durumdan Hz. Ali, Zübeyr, Talha ve Aişe’yi haberdar etti. Bunun üzerine Hz. Ali eve gelerek isyancılarla tartıştı ve Hz. Osman’a su gönderdi. Köleleri ve oğulları Hasan ile Hüseyin’i eve koruma olarak bıraktı. Ancak İsyancılar komşu evlerin damlarından atlayarak Hz. Osman’ı şehit etti.

Bu Başlığı Beğenenler
Mavi
Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol