Editör

hz. ali ve hayatı

26-05-2020 03:08:00

Hz. Ali ve Hayatı

Hz. Ali, Hz. Muhammed’in amcası Ebu Talib’in oğlu hem de damadıdır. Aynı zamanda İslam Devletinin dördüncü halifesi ve ilk erkek Müslümandır. Hz. Ali Şiilere göre İslam’ın ilk halifesi ve Hz. Muhammed’in hak varisidir.

Hz. Ali’nin Doğumu, Çocukluğu ve Ailesi

Hz. Ali 599-600 yılında Mekke’de Kabe’nin içinde doğduğu rivayet edilir. Kabe’de doğan tek insandır. Hz. Ali, Hz. Muhammed’in amcasının oğludur. Babası Ebu Talib, annesi Fatıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib’dir.

İddia’ya göre Hz. Ali Kabe’de doğan tek insandır. Annesi, Ali’yi doğurmak üzereyken Kabe duvarına dayanmıştır. O sırada duvar yarılmış ve içeriden bir ses Kabe’ye gelmesini söylemiştir. Fatıma Kabe’den dördüncü gün kucağında erkek bir çocuk ile çıkar. Ebu Talip ve ailesine müjdeyi verirler, Hz. Muhammed herkesten önce gelir ve bebeği kucağına alır. Bebeğe ‘’Ali’’ ismini kimin verdiğine dair iki rivayet bulunmaktadır. Bunlardan ilki Ebu Talib’in bebeği Ali ismini verdiğidir. İkincisi ise Hz. Ali’nin doğduğu sırada Hz. Muhammed, Hatice ile evliydi ve amcası Ebu Talib’in evinde kalıyordu. Bebeğe ise bu ismi Hz. Muhammed’in verdiği de rivayet edilir.

Hz. Ali’nin babası Ebu Talib Kureyş’in lideridir. Ebu Talib yaşamı boyunca Hz. Muhammed’i korudu ve himayesi altına aldı. Hz. Ali’nin çocukluğu döneminde Mekke’yi kuraklık sarmıştı. Hz. Muhammed o dönem, Ebu Talib’in yükünü hafifletmek için Hz. Ali’yi himayesine almıştır. Hz. Ali 5 yaşından hicrete kadar Hz. Muhammed’in yanında büyümüştür.

Hz. Ali bu durumu Nechül Beleğa’da şöyle anlatmıştır: ‘’Henüz çocuktum, Hz. Muhammed beni bağrına basar, yanında yatırırdı, beni koklar, lokmayı çiğner ve ağzıma verirdi. Ben de her seferinde devenin yavrusu her seferinde nasıl onun ardından giderse onun ardından giderdim. Hz. Muhammed bana her seferinde huylarından birini öğretir ve ona uymamı söylerdi. Her yıl Hira Dağı’na çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu kimse göremezdi yalnızca ben görürdüm’’ yazmıştır.

Hz. Ali’nin Müslüman Oluşu ve İslamiyet’e Hizmeti

Şia ve Alevilere göre Hz. Ali ilk Müslüman olan insandır. Sünnilere göre ise Hz. Muhammed’in eşi Hz. Hatice’den sonra iman etmiştir. Hz. Ali İslamiyet’i 9 yaşında kabul etmiştir. Hz. Ali çocukluğunda Puta tapmayan tek sahabedir. Çocukluğunda hiç puta tapmadığı için kendisine Kerremallahu vecheh: Allah yüzünü mükerrem kılsın duası ile anılmıştır.

Hz. Ali’nin hicretten önceki hayatı hakkında kaynaklarda pek fazla bilgi bulunmamaktadır. İlk çocuk Müslüman olduğu ve Hz. Muhammed ile ilk namaz kılan kişi olduğu bilinmektedir.

Hz. Ali, Hz. Muhammed’ katiplik ve vahiy katipliği yapmıştır. Hudeybiye anlaşmasını imzalamıştır. Evs, Hazrec ve Tay kabilelerinin taptıkları yok putları yok etme görevi Hz. Ali’ye verilmiştir. Hz. Muhammed’in vasiyeti üzerine cenazesinin yıkanma görevini Hz. Ali, Abbas, Fazl, Kusem ve Zeyd yapmıştır. Hz. Ebu Bekir o sırada halife seçilmiştir. Hz. Ali ise 6 ay Ebu Bekir’e biat etmemiştir.

 

Hz. Ali Bedir, Uhud, Hendek ve Hayber savaşlarında bulunmuştur. Bunların dışında hemen hemen bütün savaşlara katılmıştır. Hz. Muhammed’in sancaktarlığını yapmıştır. Katıldığı savaşlarda büyük kahramanlık göstermiştir, iki başlı kılıcı onun simgesi olmuştur (Zülfikar Kılıcı).

Medine’ye Hicret

Mekke’de müşriklerin Müslümanlara eziyetleri iyice artmıştır. Bundan dolayı Medine’ye hicret emri gelmiştir. Hz. Muhammed ve dostu Hz. Ebu Bekir ile Medine’ye hicret edecekleri gece müşrikler Hz. Muhammed’i öldürmeyi planlamaktadır. Hz. Muhammed ‘i öldürecekleri gece Hz. Ali canı pahasına o gece müşrikleri oyalamak ve vakit kazanmak için Hz. Muhammed’in yatağına yatmıştır.

Bu olaydan sonra Bakara Suresi’nin 207. ayet inmiştir. Bakara 207: ‘’Yine insanlardan kimi vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak için canını verir’’

Hz. Muhammed bu sayede Ebubekir ile beraber gizlice evden ayrılarak Medine’ye yola koyulmuştur. Hz. Muhammed Medine’ye vardıktan sonra, Peygamberin emri ile Muhammed’e emanet edilen bazı eşyaları sahiplerine iade ederek annesini, Hz. Muhammed’in kızı Fatıma Zehra’yı ve başka iki kadını da alıp Medine’ye gelmesi söylenmiştir.

Medine’de gerçekleştirilen kardeşlik akdinde Hz. Muhammed, Hz. Ali’yi kendine kardeş ilan etmiştir. Hz. Ali bu duruma ‘’Ben Allah’ın kulu, Peygamberin de kardeşiyim diyerek’’ sevinmiştir. Medine hicretinden iki yıl sonra Hz. Ali’yi kızı Fatıma ile evlendirmiştir. Bu evlilikten bir yıl sonra en büyük oğlu Hasan dünyaya gelmiştir.

Eşleri ve Çocukları

Hz. Ali ilk eşi, Fatıma ölene kadar hiç kimse ile evlenmedi. Ancak Hz. Fatıma’nın vefatından sonra birçok kez evlenmiş ve 14 erkek, 18 kız çocuğu olmuştur. Ancak nesli Hasan, Hüseyin, Muhammed, Ömer ve Abbas isimli oğullarından devam etmiştir. Oğullarının çoğu Kerbela Savaşı sırasında şehit olmuştur. Hz. Fatıma’dan 5 çocuğu olmuştur. Hz. Fatıma vefat ettiğine Muhsin ibn Ali’ye hamileydi.

Katıldığı En Önemli Savaşlar

Hz. Ali, Hz. Muhammed’in katıldığı tüm savaşlarda sancaktarlık yapmıştır. Hz. Ali’nin fiziği çok güçlü değildir. Ancak cesur ve zeki bir savaşçıdır.

Bedir Savaşı

Hz. Ali bu savaşta 900 kişilik düşman ordusundan 21 kişi öldürmüştür. Bu savaşta düşman ordusundan 70 kişi ölmüştür. Öldürdüğü kişiler arasında Muaviyenin dedesi olan Utbe, dayısı Velid ve kardeşi Hanzele bulunmaktadır. Kreşlilerde bir gelenek vardı. Savaştan önce iki ordudan 3’er kişilik gruplar öne çıkar ve vuruşurdu. Bu çarpışmada Hz. Ali öne çıkanlardandı. Çarpışmada hasmı olan Velid bin Muğire’yi öldürmüştür. Zor durumda kalan Ubeyde’ye yardıma koşmuştur.

Uhud Savaşı

Uhud Savaşı’nda ise Kureyş’in en iyi dövüşçülerinden dokuz kişiyi öldürmüştür. Hz. Ali Hakkında birçok efsane anlatılmaktadır. Bunlardan birisi Hz. Ali’nin Uhud Savaşı’nda bedenine 70 yara aldığıdır. Aldığı yaralara rağmen son ana kadar savaşmıştır. Cebrail Hz. Ali’nin fedakarlığını görünce birçok kez: ‘’Zülfikar’dan başka kılıç, Ali’den başka da yiğit yoktur’’ dediği rivayet edilmektedir.

 

Hz. Muhammed bu savaştan sonra Ali’ye fedakarlığı için Zülfikar kılıcını hediye etmiştir.

Hendek Savaşı

Bu savaşta, Medine’nin etrafında hendek açılmıştır. Medine’yi kuşatan Arapların yiğit savaşçısı olarak bilinen Abduved atıyla hendeği aşmış ve çarpışmıştır. Abduved, Hz. Ali’yi küçümsemiştir. Ancak bu savaşta Hz. Ali galip gelmiştir. Abduved’in ölümü Arapları üzmüş ve ümitsizlik meydana getirmiştir. Hz. Ali’nin bu savaşta bundan dolayı büyük desteği olmuştur.

Hayber Savaşı

Bu savaşın ilk iki taarruzunu Hz. Ebu Bekir ve Ömer bin Hattab (Hz.Ömer) yapmıştır. Ancak taarruzda başarısız olmuşlardır. Bunun üzerine Hz. Muhammed taarruz için Hz. Ali’yi görevlendirmiştir. Hz. Ali bu taarruzda başarılı olmuş ve Hayber Kalesi’ni ele geçirmiştir. Bu savaşla ilgili bir rivayete göre: Hz. Ali kalenin kapısını eli ile yıkmış ve kalkan olarak kullanmıştır.

 

Hz. Muhammed’in Ölümü

Hz. Muhammed vefat ettiğinde, Hz. Ali 33 yaşındaydı. Hz. Muhammed’in cenazesinin yıkanmasında ve kefenlemesinde, Hz. Muhammed’in vasiyeti üzerine görev aldı.

Sünnilere göre Hz.Ali, Aşere-i Mübeşşere’dedir. Aşere-i Mübeşşer cennet ile müjdelenmiş on sahabe demektir. Şiilere göre On Dört Masumlardan birisidir. On Dört Masum günahtan beri var olan 14 kişi olarak adlandırılır. Aynı zamanda Şii inancına göre on İki İmam’dan birisidir.

Hz. Ali Halifelik ve Miras Sorunu

İslam’daki Şii-Sünni ayrımı Hz. Ali’nin halifelik olaylarına dayanmaktadır. Sünniler Hz. Muhammed’in bir halef bırakmadığını savunurken, Şiiler Hz. Muhammed’in Hz. Ali’yi halef olarak bıraktığını kabul eder ve önceki üç halifeyi tanımazlar.

Hz. Muhammed’in ölümü üzerine halifelik konusu tartışılmaya başlandı. Şiilere göre Hz. Muhammed’ den sonra Müslümanlara liderlik edecek kişi amcasının oğlu, damadı ve Hz. Muhammed’in elinde büyüyen Hz. Ali olmalıydı. Şiilere göre Hz. Muhammed, Hz. Ali ile ilgili şunları söylemiştir: ''Senin bana oranla yerin, Harun’un Musa’ya oranla olan yeridir. Ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir’’ demiştir.

Halifelik Dönemi

Hz. Ali kendinden önceki halifelerin halifeliğini tanımıştır. Ancak kendisi halife olana kadar hiçbir savaşa katılmamıştır. Bu durum da ise Hz. Ali’ nin Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman’ın halifeliğini tanımadığı iddia edilmiştir.

Hz. Osman’ın isyancılar tarafından öldürülmesi sonucu halk tarafından halife seçildi. Bazı Müslümanlar ise Hz. Osman’ın katli bulunana kadar Hz. Ali’nin halifeliğini tanımayacağını söyledi. Müslümanlar Hz. Ali ve Muaviye önderliğinde ikiye bölündü. Bu durum sonrası Müslümanlar ilk kez iç savaşa sürüklendi. Bu duruma İlk Fitne adı verildi.

 

Cemel Savaşı

Bu savaş Hz. Ali ve Hz. Muhammed’in dul eşi Hz. Aişe ve destekçileri arasında gerçekleştirilmiştir. Bu savaşta Hz. Aişe’nin destekçileri Ubeydullah ve Avvam’dır. Hz. Ali bu savaşta galip gelir, Ebeydullah ve Avvam’ı öldürür. İki taraf da 20 bine yakın kayıp verir.

Hz. Aİşe’nin Hz. Ali’nin halifeliğini desteklememe nedeni olarak Hz. Aişe’ nin Hz. Muhammed’i aldattığı iddiasında Hz. Ali’nin kendisini desteklememesi olarak görülmektedir.

Muaviye ve Emeviler ile Çatışmalar

Hz. Ali halife seçildiğinde ilk önce Hz. Osman tarafından seçilen valileri görevden aldı. Bu valilerin çoğu Emevililer’dendi. Emeviler bundan dolayı Hz. Ali’ye tepki gösterdiler. Bu olaylardan sonra Şam valisi Muaviye isyan etti. Muaviye Cemel Savaşı’nda Hz. Aişe’yi destekledi.

Sıffin Savaşı

Bu savaş Hz. Ali ve Muaviye arasında gerçekleşti. Yaklaşık üç ay süren savaşta galip olan taraf olmamıştır. Savaşın sonucu Hz. Ali’nin İslam otoritesi üzerindeki etkisi sarsılmıştır. Bu savaş Emevi Hanedanın yolunu açmış ve Hariciler toplumunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Savaş sonuca varmayınca bir hakeme başvuruldu. Hakem olayı bu savaşı sonuca bağlayamamıştır.

Nehrevan Savaşı

Bu savaş Hariciler ile Hz. Ali arasında gerçekleşti. Hariciler Hz. Ali’nin Hakem kararına boyun eğmesinden sonra Kur’an’ın ayetlerine karşı geldiği iddiası ile Hz. Ali’nin ordusundan ayrılanların oluşturduğu bir topluluktur.

Hariciler Hz. Ali ve Muaviye’nin halifelik iddialarına karşıydı. Sadece Hz. Ali ve Muaviye değil fikrini belirtmeyen tüm Müslümanlara karşıydılar. Müslüman toplumları içinde teröre yol açtığı niyeti ile 658’de gerçekleştirilen savaş sonrası Harici taraftarlarının çoğu öldürüldü.

Hz. Ali’nin Ölümü

Hz. Ali Nehrevan Savaşı’nda rakiplerini ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu olaylardan sonra Hariciler’den üç kişi Hz. Ali’yi öldürmek için plan yaptı. Abn-i Mulcem Hz. Ali’yi öldürme görevini üstlendi. Hz. Ali Kufe’de mescitte ibadet ederken, Mulcem’in zehirli kılıç darbesi yaralandı. Bu saldırının amacı Nehrevan savaşının intikamını almaktı. Hz. Ali iki gün evinde yattıktan sonra şehit oldu.

Bu Başlığı Beğenenler
Mavi
Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol