Editör

imam gazali hazretlerinin hayatı

26-05-2020 16:43:13



İMAM-I GAZALİ

İmam Gazali Hazretlerinin Hayatı

İslam dünyası içerisinde oldukça önemli düşünürlerden ve mutasavvıflardan biri olan İmam Gazali hazretleri Horasan adı verilen bölgenin Tus şehrinde doğmuştur. Asıl adı Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed el- Gazali et- Tusi’dir. Hicri takvime göre 450, miladi takvime göre 1058 yılında dünyaya gelen Gazali, hicri 505 ve miladi olarak da 1111 senesinde vefat etmiştir. 55 yıllık hayatı boyunca İslami ilimler noktasında kendini geliştiren ve çevresine de İslami ve ilmi noktada ışık tutan biri olan Gazali, günümüze kadar gelmiş pek çok esere sahiptir.

İmam Gazali’nin Kendini Geliştirdiği Dönem

İmam Gazali, okuma yazma bilmeyen ve Tus şehrindeki dükkanında yün eğriyip satan bir adamın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Babası okuma yazma bilmemesine rağmen ilme ve gelişmelere açık bir insandır. Bu nedenle çocuklarının ilim talep etmesine destek olduğu gibi ölmeye yakın bir zamanda Ahmed ve Gazali ismindeki çocuklarını mutasavvıf bir arkadaşına emanet etmiştir. Gazali’nin babası hayatta iken çocuklarına okuma ve yazma öğretemediği için mutasavvıf olan arkadaşına ölüm döşeğinde iken çocuklarına okuma yazma öğretmesini ve ilim yolunda ilerletmesini istemiştir.

İmam Gazali ve kardeşi Ahmed, ilk olarak tasavvufi konularda ilerleme imkanı buldukları gibi Tus şehri içerisinde bulunan diğer alimlerden de ders almaya başlamıştır. Tus’taki bir camide ilim öğrenmeye başlayan Gazali’nin ilk fıkıh eğitimini Ahmed Muhammed er- Razkani’den almıştır. Daha sonra ilimde ilerleyebilmek için Cürcan adı verilen bölgedeki Ebü’l-Kāsım İsmâil b. Mes‘ade el-İsmâilî yanına gitmiştir. Fıkhi ve tasavvufi noktada kendini geliştiren Gazali bu dönemde öğrenmiş olduğu fıkıh bilgileri ile ‘’Talika’’ adı verilen bir eser kaleme almıştır. Aynı zamanda hocası el- İsmaili’den hadis dersleri de alarak kendini daha da geliştirmiştir. Ancak Tus şehrine dönüşte eşkıyalar tarafından pek çok notu ve yazdığı eseri elinden alınmıştır.

Bir süreliğine Tus şehrinde kalan Gazali daha sonra birkaç kişiden oluşan bir öğrenci grubu ile birlikte Nişabur’a doğru yola çıkmıştır. Nişabur’da ise akaid alimi olan İmamu’l Haremeyn el-Cüveyni’den ders almaya başlamıştır. Tus’ta kaldığı süre içerisinde Arapça konusunda da kendisini geliştiren Gazali hazretleri İmamu’l Haremeyn el- Cüveyni’nin vefatına kadar bu şehirden çıkmamıştır. Cüveyni vefat ettiğinde Gazali hazretleri 28 yaşına gelmiştir. 28 yıl boyunca kendisini ilmi noktada geliştirdikten sonra ise 10 yıllık bir süre boyunca ömrünü ilim meclislerinde geçirmeye başlamıştır.

Cüveyni’nin öğrencisi olduğu dönemlerde İmam Gazali hazretleri mantık ve tartışma bilimleri ve özellikle de felsefi konularda kendini geliştirmeye başlamıştır. Eğitim aldığı dönem boyunca Şafii fıkhı ve diğer fıkıh ekolleri konusunda da öğrenim gören Gazali hocasının da takdirini kazanmıştır. Oldukça akıllı ve ilmi konularda keskin bir zekaya sahip olan Gazali hazretleri, hayatının devamını ise aldığı ilimleri anlatarak ve düşünerek geçirmiştir. 

İmam Gazali’nin İlim Meclislerine Katıldığı Dönem

İmam Gazali Cüveyni’nin ölümünden sonra kendi çağdaşı olan Nizamü’l- Mülk’ün otağına katılmıştır. Bu dönemde ilmi noktada bilgi sahibi olan alimler büyük bir önem taşıdıkları gibi desteklenmiştir. İmam Gazali hazretleri de Nizamü’l- Mülk tarafından oluşturulan medreselerde ilim öğrenmeye gelen talebeler için ideal bir hoca olmuştur. Nizamü’l- Mülk’ün önderliğinde gerçekleştirilen ilim münazaralarında öne çıkan ve ilmi noktada karşısındaki pek çok kişiye verecek ilmi bir cevabı olan İmam Gazali hazretleri dönemin vezirinden büyük bir beğeni kazanmıştır.

Nizamü’l-Mülk 484 yılında İmam Gazali hazretlerinin ilmi noktadaki gayretlerinden ve derin bir bilgiye sahip olmasından dolayı onu Bağdat’taki medreseye göndermiştir. 34 yaşında Bağdat medreselerinde ders vermeye başlayan Gazali hazretleri Irak halkının büyük sevgisini kazanmıştır. Bağdat Medresesinde kendisinden daha büyük alimlere dahi ders verme şerefine erişen İmam Gazali hazretleri 400- 500 kişilik ders halkalarına sahiptir. Halkın dahi kendisini dinlemek için işini gücünü bıraktığı ve Gazali hazretlerinin derslerine katıldığı yapılan rivayetler arasında bulunmaktadır.

Gazali hazretlerinin kitap yazma açısından en verimli dönemini Nizamiye Medreselerinde müderrislik yaptığı dönemler olarak kabul edilmektedir. En az 25 tane eserini bu dönemde ve bu medreselerde vermiştir.

Nizamü’l- Mülk’ün 485 yılında öldürülmüş ve devlet yönetimi Batınilerin eline geçmiştir. Bu dönemde Gazali halkın yöneticiler tarafından ne kadar zor duruma düşürüldüğünü görmüştür. Ayrıca topluma karşı yapılan baskı ve zulüm ortamından dolayı valilerin azledilmesi fetvasını da vermiştir. Davranışlarında her zaman İslam naslarına göre hüküm vermeye özen gösteren Gazali hazretleri devletle ilgili konularda da bu naslardan yararlanarak fetva verme yolunu seçmiştir. 

Batınilik düşüncesinin yayılmaya başlaması ile birlikte Gazali hazretleri bu düşünceyi yakından incelemeye başlamıştır. Felsefeyi başlı başına incelemeye başlayan Gazali hazretleri halkasındaki kişilere ders verirken bir yandan da tasnifler yapmıştır. Tasavvufi konulara oldukça yatkın olan ve tasavvufla felsefeyi bir arada inceleme fırsatı bulan İmam Gazali hazretleri El- Munkız Mine’d-dalal isimli eserinde bu durumları anlatmıştır.

İmam Gazali hazretlerinin ders halkaları sayesinde insanlar pek çok konuda bilgi sahibi olduğu gibi topluma yeni alimlerde kazandırılmıştır. İmam Gazali hazretleri ilim öğrenirken bunları sadece bir kitap kaleme almak ya da insanlara anlatmak üzere ezberlemenin doğru olmadığını düşünmüştür. Bütün bu düşünceler ise Gazali hazretlerinde yeni bir dönemin başlamasına sebebiyet vermiştir.

İmam Gazali’nin İnziva ve Düşünme Dönemi

 İmam Gazali hazretleri Bağdat medresesinde iken öğrettiği bilgilerin ne kadar doğru olduğunu sorgulamaya başlamıştır. Doğruluğundan şüphe duyduğu konuları insanlara aktarmanın doğru olmadığı düşüncesine kapılan Gazali hazretleri ilerleyen dönemlerde kardeşi Ahmed’i Bağdat medresesindeki yerine getirerek 489 yılında Şam’a gitmiştir. Şam yolculuğundan sonra Bağdat’a bir daha dönmeyen Gazali hazretleri Şam’dan Kudüs’e geçerek burada İhyaü Ulumi’d- Din isimli eserini kaleme almıştır. Emeviyye Camii’ne çekilerek burada inzivaya çekilen Gazali hazretleri ile ilgili olarak yapılan araştırmalara bakıldığında İhya isimli eserini büyük bir kargaşa ve sıkıntı ortamında verdiği anlaşılmaktadır. Toplumun ıslahına yönelik olarak yazılan İhya, bu dönemde toplumsal olarak çözülmelerin meydana geldiğinin de göstergesi olmaktadır.

Kudüs şehrinde kaldığı süre içerisinde er- Risaletü’l- Kudsiyye isimli eserini de kaleme alan İmam Gazali hazretleri aslında bu iki eserini Kudüs halkındaki sorunlardan yola çıkarak yazmıştır. Daha sonra hac farizasını yerine getirmek için Hicaz’a geçen Gazali hazretleri burada Peygamberimizin kabrini ziyaret etmiş ve Allah’a karşı kulluk görevini yerine getirerek bereket ve feyz almayı istemiştir. Hac görevini yerine getirdikten sonra Bağdat’a dönen Gazali hazretleri Ebu Bekir ibn Arabi ile görüşmüş ve oradan da Horasan’a dönmüştür. Doğup büyüdüğü şehir olan Tus’ta bir süre ders vermiştir.

40 yaşına geldikten sonra inzivaya çekilere nefsini terbiye etmeye çalışa Gazali hazretleri bu dönem boyunca öğrendiği bilgileri hiçbir yerde öğrenmediğini söylemiştir. Allah’a yakın olmak için onun kapısında olmak gerektiğine inanan Gazali hazretleri, nefsini Allah’ın ve peygamberin istediği şekilde şekillendirmeye çalışmıştır. Halk tarafından bir köşeye çekilmesi ve inzivada kalması her ne kadar yönetim ile sorunlar yaşadığı şeklinde yorumlansa da durumun tamamen içsel bir yöneliş olduğu fark edilmektedir.

Gazali hazretlerinin inzivaya çekildiği dönemde devletin yaşadığı sorunlar, Kudüs’ün haçlılar tarafından işgal edilmesi ve devlet yöneticilerinin alimleri halkı işgalcilere karşı direnişe çağırması gibi olaylar yaşanmıştır. Ancak bu dönemde Gazali’nin hiçbir eserinde duruma dair bilgi vermemesi ve toplumu direnişe çağırmaması pek çok çevrenin dikkatini çekmiştir. Gazali hazretleri bu dönemde Batınilik konusunda incelemeler yapmış ve çeşitli düşüncelerle ilgili olarak eserler kaleme almıştır. Batınilik’te yer alan çeşitli düşüncelere cevap niteliğinde olan bu eserlerde halkın yaşadığı sorunlara cevap niteliği taşıyan açıklamalarda bulunmaktadır.

Toplumda oluşan aksaklıkları ve toplumu bozan durumları dikkate alarak eserler veren Gazali hazretleri, dönemi eleştirmek yerine dönemin sorunlarını giderecek çalışmalar yapmıştır. Bu özellikleri nedeniyle haçlı seferlerinin olduğu dönemde tek başına bir köşeye çekildiği ve olanları izlediği söylenememektedir.

Yeniden Yapılanma Dönemi

İmam Gazali hazretleri 498 yılında yani 48 yaşında iken yeniden Nizamü’l- Mülk medreselerine geri dönmüştür. Medreselere yeniden dönmesine ise Fahrü’l Melik adındaki Nişabur veziri neden olmuştur. 500 yılına kadar olan dönemde medreselerde eğitime devam eden Gazali hazretleri Fahrü’l Melik’in öldürülmesinin ardından medreselerdeki eğitimleri bırakmıştır. Medrese hayatını bir kenara bırakarak doğup büyüdüğü Tus şehrine yeniden gelen İmam Gazali hazretleri burada Kur’an okumakla ve sürekli olarak çevresindeki kişilerle dini sohbetler yapmakla hayatını geçirmiştir. 5 yıllık bu süre içerisinde bol bol ibadette bulunan Gazali hazretleri 505 yılında Cemaziyelahirin on dördü bir pazartesi günü vefat etmiştir. Vefat edeceği gün kardeşi Ahmed’e kendisine bir kefen getirmesini söylemiş ve sabah namazı vaktinde bu kefeni öperek Allah’a dua etmiştir. Aradan çok vakit geçmeden de Rabbine kavuşmuştur. İslam dünyasında her döneme ait tespitler yapabilme ve eserleri ile geniş kitlelere hitap edebilme yeteneği sayesinde İmam Gazali hazretleri büyük bir medrese görevi yapmış ve yapmaya devam etmektedir.

Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol