Editör

imam gazali hazretlerinin tasavvuf hakkındaki düşünceleri

26-05-2020 17:52:33

İmam Gazali Hazretlerinin Tasavvuf Hakkındaki Düşünceleri

İmam Gazali hazretleri yün eğirmekle geçimini sağlayan bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Babası her ne kadar okuma yazma bilmiyor olsa da ilimle uğraşan kişilere ve özellikle de tasavvuf erbabına olan yakınlığı ile bilinmektedir. Tasavvufla ilgilenen alimlerle görüşmeler yapan ve bu alimleri destekleyen Gazzali hazretlerinin babası, öleceği zamana yakın mutasavvıf olan bir arkadaşına çocuklarını emanet etmiştir. Babasının yönelişi ve mutasavvıf dostuna ilim öğrenmeleri amacıyla emanet edilmesinden dolayı İmam Gazali hazretleri henüz çocukluk çağlarında tasavvuf ile tanışmıştır. Bazı kaynaklarda İmam Gazali hazretlerinin babasının tasavvuf sohbetlerine katıldığı ve Gazali ile kardeşinin de babalarının dükkanında çalışmasından dolayı bu sohbetleri işittiği şeklinde bilgiler vermiştir.

 

İmam Gazali’nin Yaşadığı Dönemde Tasavvuf Düşüncesi

İmam Gazali’ye ait olan tasavvuf düşüncesini anlayabilmek için öncelikle nasıl bir çevrede yaşadığına bakmak gerekmektedir. Çocukluk çağlarından itibaren tasavvufla ilgilenen ve sufi kişiler tarafından eğitilen Gazali hazretleri aynı zamanda Ebu’n- Nasr es-Serrac gibi döneminin ünlü mutasavvıflarının yetiştiği bir coğrafyada bulunmuştur. Tasavvuf düşüncesinin benimsendiği ve Allah’a yaklaşmak için öncelikle marifet sahibi olmak gerektiği düşüncesinde olan kişilerle bir araya gelen Gazali hazretleri Tus şehrinde bulunduğu süre zarfında her zaman tasavvufla iç içe yaşamıştır.

 

İlmi konularda kendini geliştirme gereği hissederek çeşitli alimlerden ders almaya başlayan Gazzali hazretleri tasavvuf alanında ise Ebu Ali El- Farmadi’den de ders almıştır. Tarihi kaynaklar incelendiğinde Farmadi ile hoca öğrenci ilişkisi çok sürmediği gibi Gazzali hazretleri 27 yaşında iken Farmadi vefat etmiştir. Ancak tarihi kaynaklardaki bilgiye göre Gazzali tasavvufi alandaki pek çok bilgiyi Farmadi döneminde öğrenmiş ve Kuşeyri’nin er- Risale isimli eserini de bu dönemde okuduğu bilgisi edinilmiştir.

 

Tasavvuf noktasındaki ilk temellerini gençlik döneminde atan Gazali hazretleri daha sonraki dönemlerde Nizamiye Medreselerinde hocalık yapmaya başlamıştır. Tasavvuftan uzaklaştığı ve daha çok fıkıh, kelam, inanç esasları gibi konulara yöneldiği bu dönemde Batınilik konusunda araştırmalar yapmaya başlamıştır. Felsefe ve mantık gibi ilimlere de yönelen Gazzali hazretleri tam anlamıyla tasavvuf hayatına kırklı yaşlarda başlamıştır. Gençlik dönemi Gazzali hazretleri için Allah’a iman noktasında emri bil ma’ruf nehyi ani’l münker düşüncesi etrafında şekillenmiştir. Hayatının son zamanlarına doğru İmam Gazzali hazretleri tasavvuf ilmine daha çok yönelmiş ve bu dönemde tasavvufi deneyimler yaşamaya önem vermiştir. Hatta tasavvuf ile ilgili olarak keşf ve marifet yolu ile elde edilen bilginin diğer bilgilerden daha kesin olduğunu söylemiştir.

 

İmam Gazali’ye Göre Tasavvuf Hakikatleri 

İmam Gazali hazretleri tasavvuf düşüncesini açıklarken iki önemli noktaya değinmiştir. Bunlardan birincisi dönemin tasavvuf hayatına etki eden Batinilik düşüncesinin reddidir. Gazali’ye göre hakikate ulaşmak isteyen kişiler dört gruba ayrılır:

1. Filozoflar

2. Kelamcılar

3. Batıniler

4. Sufiler

 

Gazali hazretleri ilim öğrendiği dönemde kelam düşüncesi üzerinde yoğunlaşmış ve kelam bilgisini artırmak için dersler almıştır. Bilgiye ulaşma konusunda kelam düşüncesi üzerine yazılan eserleri incelemiştir. İlim meclislerinde bulunduğu dönemde filozoflara yönelerek felsefe ilmi üzerinde araştırmalar yapmış ve bilginin kaynağı konusunda neler yapılabileceğini araştırmaya devam etmiştir. Felsefi bilgiyi araştırırken Meşşai düşüncenin metafizik alanda ne kadar yetersiz kaldığını görerek bu konudaki düşüncelerini paylaşmıştır. İlim meclislerinden ayrıldığı dönemde ise Batınilik düşüncesi yaygınlaşmaya başlamış ve Gazali bu düşünceyi inceleyerek tenkite başvurmuştur. Son olarak tasavvufa yönelen Gazali hazretleri muhakkik döneminde İbn Arabi, Haris bin Esed El- Muhasibi, Abdulkerim el- Kuşeyri, Cüneydi Bağdadi, Ebu Yezid El- Bistami gibi şahsiyetlerin eserlerini okumuştur. Bilgiyi edinme ve Allah’a ulaşma noktasında tasavvufu en doğru yol olarak görmüştür.

 

İmam Gazali ve Tasavvuf Hakkındaki Düşünceleri

İmam Gazali hazretleri tasavvuf dünyasında geniş bir bilgi birikimine sahiptir. Bu alanda kendisinden önce hazırlanmış olan pek çok tasavvufi eseri okuma ve düşünme imkanı bulmuştur. El- Munkız isimli eserinde verdiği bilgilere göre İmam Gazali hazretlerinin tasavvufi bir hayat sürmeye başlaması ilmi noktada olgunluğa eriştikten sonraki döneme rastlamıştır.

 

İmam Gazali hazretlerinin tasavvuf dünyasında mütekaddimun olarak bilinen dönemin sonları ve müteahhirin olarak bilinen yeni bir dönemin başında yaşamış olması tasavvuf dünyası açısından oldukça önemlidir.

 

İmam Gazali’ye Göre Tasavvufi Bilginin Kaynağı

İmam Gazali’ye göre bilgi edinme yolları akıl ve kalp üzere ikiye ayrılmaktadır. Tasavvuf düşüncesinde de genel olarak kalp ve akıl bilgi edinmenin iki farklı yoludur. Duyu organları ve akıl ile elde edilen bilgi dış tecrübeyi oluştururken keşf, ilham ve kalp yolu ile elde edilen bilgiler ise iç tecrübeyi oluşturur. İmam Gazali hazretlerine göre keşf ve marifet yolu ile elde edilen iç tecrübeler duyu organları ve akıl ile elde edilen diğer tecrübelerden daha önemlidir.

 

Allah’ın varlığı, sıfatları ve Allah ile ilgili diğer bilgilere ulaşmanın yolu ancak ve ancak marifet ve keşf ile mümkündür. Akıl ve duyu organları ile elde edilecek olan bilgilerin Allah’ın birliği ve sıfatları, ahiret ve ruh gibi konular hakkında kesin bilgi sunması açısından yetersizdir. Bu nedenle Gazali hazretleri tasavvufi olarak kalbin Allah’a yönelmesini ve elde edilen manevi tecrübelerin verdiği bilgileri kesin bilgi olarak kabul etmiştir. Lakin bilgiye ulaşmanın yolu Gazali hazretlerine göre tasavvufa yönelmek ve tam bir teslimiyetle Allah da kaybolmakla mümkündür.

 

Gazali hazretleri Nizamiye Medreselerinde hocalık yaptığı dönemin sonunda yaşanan siyasi olaylar nedeniyle medresede eğitim vermeyi bırakmıştır. Bu dönemde sorgulayan ve şüphelenerek bilginin kaynağını araştıran bir ruh haline bürünmüştür. Tasavvuf ise bilginin kaynağını elde etme yolunda Gazali için bir çıkış kapısı olmuştur.

 

İmam Gazali’ye Göre Tasavvufta Zühd

İmam Gazali hazretlerine göre tasavvufi hayatın gerekliliklerinden biri zühddür. Zühd ise ahlaki bir gerekliliktir. Gazali hazretleri zühdü üç kısımda inceler. Birinci kısımda terk vardır. Terk demek bazı davranışları yapmayı ve dünya hayatının hazlarını bir kenara bırakmayı anlatır. İmam Gazali hazretleri terki tek başına zühdde yeterli görmez.

 

İkinci kısımda gaye düşüncesi vardır. Terk edilen dünya zevklerinin bir gayesi olmalıdır. Bu gaye ise uhrevi anlamda Allah’a yakınlaşmak ve maddeden uzaklaşmak olmalıdır. İnsanlar gayesiz bir şekilde dünya zevklerini terk ettiklerinde niyetleri kötülük de olabilir. O yüzden zühd için gaye Allah’a ulaşmak maddeyi unutmak olmalıdır.

 

Üçüncü kısımda irade düşüncesi yer alır. İrade demek seçmek demektir. İnsanın zühd hayatında rağbet ettiği şey ile terk etmesi gereken şey arasında tercihte bulunması gerekir. Tasavvuf hayatında İmam Gazali’ye göre irade oldukça önemlidir. İradesi güçsüz olan biri sufi olma yolunda ilerleyemez. İrade iki farklı seçenek arasından doğru olanı ve Allah’ın istediğine uygun olanı seçme meselesidir. Tasavvuf hayatında irade sahibi olabilmenin temel şartı ise bilgi sahibi olmaktan geçer. Eğer insanın dini noktada yeterli bilgisi yoksa irade becerisini kullanarak Allah’ın emirlerine yönelmesi mümkün değildir. Bu nedenle tasavvuf erbabının ilim bilmesi ve Allah’ı tanımak için gerekli olan kelam, fıkıh, ahkam gibi konularda kendini olgunlaştırmış olması da gerekir.

 

İmam Gazali’ye göre zühdün de dereceleri vardır. Tasavvufi olarak bir insan ne kadar fazla şeyi terk ederek zühde yönelirse tasavvufi olarak da o kadar derecesi yükseliyor demektir. İnsan bir şeyleri Allah’a ulaşmak için terk ettiği müddetçe derecesi yükselir.

 

İmam Gazali’nin Tasavvuf İle İlgili Diğer Görüşleri

 

Tasavvuf düşüncesinde Gazali hazretleri bilginin kaynağı olarak keşf ve marifeti öne çıkardığı gibi aklı tamamıyla yok saymamıştır. Akıl ile ilgili olarak görmek için göz neyse bilgiye ulaşmak içinde akıl odur açıklamasını yapmıştır. İnsanı hayvan ve eşyadan ayıran bir özellik olarak aklı göre Gazali hazretleri tasavvuf düşüncesinde aklı tamamen saf dışı bırakmayı doğru bulmayarak ılımlı mutasavvıflardan olmuştur.

 

Batınilik düşüncesinde yer alan masum imam düşüncesi ve felsefedeki akıl ile bütün bilgilere ulaşılabileceği düşüncesi Gazali tarafından reddedilmiştir. Ayrıca Gazali hazretleri tasavvuf konusunda Ehl-i Sünnet çizgisi dışına çıkan düşüncelerin hepsinin sapkın bir düşünce olduğunu savunmuştur.

 

İmam Gazali hazretleri tasavvufi düşünce ile ilgili olarak dönemindeki mutasavvıfları eleştirdiği de olmuştur. İnsanlara el açarak ve başkalarından medet umarak geçinen birinin gösteriş için mutasavvıf olmasını doğru bulmamıştır. Tasavvuf yolunda hizmet edecek olan kişinin diğer insanlardan gelecek yardımı bekleyerek tekke tekke gezmemesi gerektiğini düşünerek İhya isimli eserinde hem tasavvufa değinmiş hem de mutasavvıf olacak bir kişinin hangi özelliklere sahip olacağı ile ilgili bilgiler vermiştir.

 

Tasavvuf hayatı boyunca bir insan kendi kalbini arındırmaya yönelmeli ve nefis terbiyesi yapmalıdır. Allah’a ulaşmak isteyen bir mü’min tasavvufa yöneldiğinde mutlaka güzel huylar edinmeli ve kötü olan huylarından sıyrılmalıdır. Bunu yaparken de gayesi Allah aşkı olmalı ve gösterişe yönelmemelidir. Tasavvuf ve ahlak iç içe geçmiş kavramlar olduğu için bir kulda ahlaksız bir davranış görülmesi mutasavvıf olmadığına işaret eder. Mutasavvıfın ahlakı düzgün olduğu gibi düşünceleri ve hayatı da İslam çizgisinden çıkmamalıdır.

Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol