Editör

yalnızlık üzerine

27-05-2020 23:13:53

Yalnızlık üzerine

 

Yalnızlık, zaman ve şartlara bağlı olarak iyi veya kötü olan arkadaş gibidir insana. Kendinde kaybolabilen, bir başına sohbet edebilen insan için, eğer zaman ve mekân da güzelse, bir keyiftir yalnızlık. Düşüncesi böyle güzel bir insana, kötü zamanda ve kötü mekânda dosttur yalnızlık. Karamsar olan, hayata çirkin bakan insan içinse kanserdir, düşmandır, zulümdür yalnızlık. Kendine düşman olmuş, kendinde bir şey bulamamış insana yabancıdır yalnızlık.

 

Kızıl bir gün batımı düşünün, güneş elveda derken, gökte kimi biraz mor kimi biraz turuncu bulutlar, havada hafif bir esinti, kulağınıza gelen sakin dalgaların sesi ve siz, kumsalda oturmuş, sonsuz ufuklara dalmışsınız yapayalnız. Bir başına yalnızlığın tadını çıkarmakta ve yaşadığı her andan keyif almakta olan siz...

 

Soğuk bir kış akşamı düşünün şimdi. Dışarıda şiddetli bir fırtına eşlik etmekte yağan kara. Camlarda devamlı bir uğultu var, ağaç dallarının sesine karışmış. Fırtınanın sebep olduklarından başka ses yok etrafta ve sessizlik esir almış zihninizi. Çığlık atsanız, kimse duymayacak, ağlasanız kimse görmeyecek. Bir başınıza kalmışsınız gecede, soğukta, karanlıkta...

 

Şartlar ne kadar kötü olursa olsun, insan eğer kendinde güzellik görebiliyorsa, yaşadığı andan keyif alabilir. Şartlar ne kadar iyi olursa olsun, kendinde bir güzellik göremeyen insan ise yaşadığı andan ya nefret eder ya da duygularını uyuşturur ve samimiyetsiz gülmeler içinde yokluğa doğru yuvarlanır gider. İnsan doğduğu günden itibaren yanında olan arkadaşını, kendini, benliğini unutmamalı. İnsan yalnızlığı bir dost ile vakit geçirme fırsatı olarak görmeli, kendinden nefret etmemeli, kendinden kaçmamalı. İnsan özünde naiftir, belki belli etmez, belki hissetmez bile ama içerde bir yerlerde zayıftır. Kendinde olandan korkarsa ne gücü kalır ne sabrı. 

 

Hayat bize zaman aktıkça ders vermekte. Yalnızlık, bu hayatın bize verdiği en önemli derslerden biridir. İnsan zaman içerisinde kaçınılmaz bir şekilde yalnızlığı tecrübe edecektir. Bu tecrübenin bir zulüm veyahut bir mola olması tamamen bize kalmış. Geçmişini yalancı kalabalıklar içinde, samimiyetsiz sohbetlerde geçirmiş olan bir insan, yalnız kaldığı vakit hayattan keyif alamayacak hatta bu vakit uzadıkça acı çekmeye başlayacaktır. Halbuki fırsat buldukça sakinliği aramış olan, hayata güzel bakan ve hayatın kendi için bir armağan olduğuna bilen bir insan, yalnız kaldığı vakti, hayatın koşuşturmacasından bir mola, keyfi bir izin gibi görecek ve ilelebet dostu olan kendisiyle sohbete başlayacaktır.

 

Hayat güzel ve güzellik sadece hayata bağlı. Mutluluğumuzu dışarıya bağlamayalım. Kendimizi diğer insanlara muhtaçmışız gibi görmeyelim ve hayatı tüm canlılığı ile benliğimize armağan edelim. Kendimizi, aynada bize bakan dostumuzu yok saymayalım. Dünya güzel, sadece bakmayı ve gördüklerimizi kendimize anlatmayı öğrenelim. Yalnızlığa bir dost misali kucak açalım ve huzuru kendimizden başka bir yerde aramayalım.

 

Nice huzurlu ve mutlu zamanlara …

Cevap Yazabilmek İçin Giriş Yap Yada Ücretsiz Kayıt Ol